İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkede haftalardır süren Ultra-Ortodoks Yahudi (Haredi) protestolarına konu olan zorunlu askerlik yasasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Netanyahu, "Bunu halkı bölmeden yapacağız ve ben bir iç savaş istemiyorum. Burada iç savaş çıkmayacak" ifadelerini kullandı.
Netanyahu'dan uzlaşı mesajı
Netanyahu, başkent Kudüs'te yaptığı konuşmada, Haredi toplumunun askerlikten muafiyetini düzenleyen yasa tasarısına ilişkin kritik mesajlar verdi. Başbakan, "Bu meseleyi birlik ve beraberlik içinde çözeceğiz. Kimse iç savaş istemiyor, böyle bir senaryo da söz konusu değil" dedi. Netanyahu, yasa tasarısının toplumsal kutuplaşmaya yol açmadan, tüm tarafların hassasiyetlerini gözeterek hazırlanacağını vurguladı.
Haredi protestoları büyüyor
Ultra-Ortodoks Haredi toplumu, İsrail'de zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutuluyor. Ancak Yüksek Mahkeme'nin bu muafiyeti anayasaya aykırı bulması ve hükümete yeni bir düzenleme yapması için süre vermesi, tansiyonu yükseltti. Haredi gruplar, askere alınmaları halinde dini yaşam tarzlarının tehdit altında kalacağını savunarak kitlesel protestolar düzenliyor. Son haftalarda Kudüs ve Tel Aviv'de yüz binlerce kişinin katıldığı gösterilerde zaman zaman polisle çatışmalar yaşandı.
Koalisyon krizi kapıda
Netanyahu'nun koalisyon hükümeti, Haredi partilerin desteğine dayanıyor. Bu partiler, askerlik muafiyetinin korunmasını talep ederken, koalisyonun diğer kanadındaki laik ve milliyetçi partiler ise eşitlik ilkesi gereği herkesin askerlik yapması gerektiğini savunuyor. Anlaşmazlık, hükümetin geleceğini tehdit ederken, Netanyahu'nun uzlaşı çağrısı krizin büyümesini engellemeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Haredi liderleri, Netanyahu'nun açıklamalarını temkinli karşılarken, bazı sağcı milletvekilleri başbakanın tavrını "zayıflık" olarak nitelendirdi. Siyasi analistler, Netanyahu'nun bu hassas dengeyi korumak zorunda olduğunu ve iç savaş uyarısının aslında koalisyon ortaklarına yönelik bir mesaj olduğunu belirtiyor.
İsrail'de zorunlu askerlik, ülkenin kuruluşundan bu yana tartışmalı bir konu. Haredi toplumu, nüfusun yaklaşık %13'ünü oluşturuyor ve bu oranın yüksek doğum oranları nedeniyle hızla arttığı tahmin ediliyor. Askerlik muafiyetinin kalkması halinde ordunun lojistik ve kültürel olarak büyük bir dönüşüm geçirmesi bekleniyor. Öte yandan, Haredilerin askere alınması durumunda dini kurumların işleyişinde aksamalar yaşanabileceği endişesi de bulunuyor.
Bağımsız değerlendirmeler, Netanyahu'nun bu çıkışının toplumsal gerilimi geçici olarak düşürebileceğini ancak temel sorunun çözümü için kapsamlı bir uzlaşıya ihtiyaç olduğunu gösteriyor. İsrail toplumunun gelecekteki demografik ve siyasi yapısını doğrudan etkileyecek bu düzenleme, ülkenin en hassas meselelerinden biri olarak gündemde kalmaya devam edecek.