İsrail'de erken seçim rüzgârları eserken, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yakın çevresinde endişe hakim. Maariv gazetesinin analizine göre, Netanyahu'nun erken seçim kazanma umudu olarak gördüğü eski ABD Başkanı Donald Trump'ın desteği, İran politikası nedeniyle eriyor. İsrail sağında Trump'a duyulan güvenin azalması ve açık kalan Lübnan cephesi, Netanyahu'nun 'Birlikte Güçlüyüz' kampanyasını fiyaskoya sürüklüyor.
Likud'da uykusuz geceler
Netanyahu'nun koalisyon ortağı partilerle anlaşmazlığı derinleşirken, Likud içinde erken seçim kararının sorgulanmaya başlandığı belirtiliyor. Parti kaynakları, Netanyahu'nun son dönemde İran konusunda aşırı sert tutumunun, hem ABD'de hem de İsrail sağında tepki topladığını ifade ediyor. Özellikle Trump'ın eski danışmanlarından bazılarının 'Trump artık aynı Trump değil' yorumları, Netanyahu'nun kampanyasını olumsuz etkiliyor.
İran takıntısı ve Lübnan cephesi
Maariv analizinde, Netanyahu'nun İran'a yönelik tehditkâr söylemlerinin, İsrail sağ seçmeninde 'gereksiz bir savaş riski' algısı yarattığı vurgulanıyor. Aynı zamanda Lübnan'da Hizbullah'la sınırdaki gerginliğin ucu açık kalması, seçmenin dikkatini güvenlikten ekonomiye çevirmesine neden oldu. Uzmanlara göre, bu durum Netanyahu'nun en güçlü olduğu 'güvenlik' konusunda itibar kaybına yol açtı.
Öte yandan, eski Savunma Bakanı Benny Gantz'ın liderliğindeki muhalefet, erken seçim olasılığına karşı teyakkuzda. Gantz, Netanyahu'yu 'ülkeyi kişisel çıkarları için tehlikeye atmakla' suçluyor. Kamuoyu yoklamaları, seçimlerin gelecek ay yapılması halinde Likud'un yaklaşık 10 sandalye kaybedebileceğini gösteriyor.
Netanyahu'nun gizli planı olarak adlandırılan strateji, aslında savaş koşullarında seçim yaparak mevcut krizden güçlenerek çıkmaktı. Ancak İran ve Lübnan cephelerinde beklenen ivmenin yakalanamaması, ayrıca Trump'ın desteğinin sorgulanması planı çökertti. İsrail basını, Netanyahu'nun önümüzdeki günlerde koalisyon ortaklarını ikna etmek için yeni bir girişim başlatacağını yazıyor.
Bağımsız değerlendirme: Netanyahu'nun erken seçim planı, sadece taktiksel bir hamle değil, aynı zamanda kişisel kurtuluş stratejisiydi. Ancak uluslararası dinamiklerdeki değişim ve iç kamuoyundaki güven erozyonu, bu planı sekteye uğrattı. İsrail'in yakın dönem siyaseti, Netanyahu'nun bu krizden nasıl çıkacağına bağlı olarak şekillenecek.