Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Türkiye'nin güvenliği Halep ve Şam'dan başlar' sözleri Tel Aviv'de yankı bulmaya devam ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaptığı açıklamada Erdoğan'ı hedef alarak 'Kudüs'ü yeniden yönetmek istiyor' ifadelerini kullandı. İki lider arasında giderek tırmanan söylemler, Orta Doğu'da yeni bir gerginliğe işaret ediyor.
Netanyahu'nun açıklamalarına tepkiler
Netanyahu, haftalık kabine toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada, 'Türkiye Cumhurbaşkanı son dönemde Suriye üzerinden Kudüs'e yönelik emellerini gizlemiyor. Halep ve Şam’dan başlayan güvenlik söylemleri, aslında Kudüs'ü yeniden yönetme arzusunun bir yansımasıdır' dedi. Bu açıklamalar, özellikle son dönemde ABD-İran mutabakatı, Suriye'deki gelişmeler ve Gazze-Lübnan hattındaki durum bağlamında değerlendiriliyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmezken, diplomatik kaynaklar bu tür suçlamaların gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Uzmanlara göre, Netanyahu'nun sözleri iç siyasette artan baskıyı ve yolsuzluk iddialarını gölgelemeye yönelik bir hamle olabilir.
Suriye'deki durum ve Türkiye'nin tutumu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önceki konuşmalarında 'Türkiye, Suriye'deki istikrar için çaba gösteriyor. Halep ve Şam'da sağlanacak güvenlik, doğrudan sınırımızdaki tehditleri azaltacaktır' demişti. Bu kapsamda Türkiye, Astana süreci ve BM arabuluculuğunda siyasi çözüm arayışlarına destek veriyor. Ayrıca sınır ötesi operasyonlarla PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı mücadele ediyor.
İsrail'in ise Suriye'deki İran varlığını kendine tehdit olarak gördüğü ve Şam yönetimiyle dolaylı ilişkilerini sürdürdüğü biliniyor. Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan sözleri, iki ülke arasındaki normalleşme çabalarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Kudüs konusunda Filistin yönetimini desteklerken, İsrail'in Doğu Kudüs'teki ilhak planlarını tanımıyor.
Tarihsel olarak Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kudüs'ü yöneten Türkiye, bugün bağımsız Filistin devletinin başkenti olarak Kudüs'ü tanıyor. Erdoğan'ın 'Kudüs bizim kırmızı çizgimiz' söylemi, uluslararası platformlarda sıkça duyuluyor. Ancak Netanyahu, Türkiye'nin bu duruşunu bir 'yönetme arzusu' olarak yorumluyor.
Orta Doğu'daki dengeleri değiştirebilecek bu gergin söylemler, önümüzdeki günlerde yeni bir krize yol açabilir. Her iki ülkenin de askeri kapasitesi ve bölgesel müttefiklik ilişkileri göz önüne alındığında, sıcak çatışma olasılığı düşük olsa da, diplomatik kriz uzun süre devam edebilir.