İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Ekim’de yapılacak seçimlerin ardından hükümeti kurması halinde aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e üst düzey bakanlıklardan birini vereceğini açıkladı. Netanyahu, Avrupalı liderlere Ben-Gvir’i hükümete dahil etmeyeceği yönünde söz verdiği iddialarını da reddetti. Bu açıklama, İsrail siyasetinde koalisyon pazarlıklarının şimdiden kızıştığını gösteriyor.
Seçim Öncesi Kritik Mesaj
Netanyahu’nun açıklaması, 27 Ekim seçimleri öncesinde sağ blok içindeki dengeleri koruma çabası olarak yorumlanıyor. Ben-Gvir’in partisi Otzma Yehudit, aşırı sağcı görüşleriyle biliniyor ve Netanyahu’nun hükümet kurmak için bu partinin desteğine ihtiyaç duyabileceği belirtiliyor. Netanyahu, “Hükümeti kurarsam Ben-Gvir’e üst düzey bir bakanlık vereceğim” diyerek, seçim sonrası olası bir koalisyonda Ben-Gvir’in yerini garanti altına almaya çalışıyor.
Öte yandan Netanyahu, Avrupalı liderlere Ben-Gvir’i hükümete almayacağına dair söz verdiği iddialarını kesin bir dille yalanladı. Bu iddialar, geçtiğimiz aylarda İsrail basınında yer almış ve muhalefet tarafından sık sık dile getirilmişti. Netanyahu’nun bu çıkışı, hem iç kamuoyuna hem de uluslararası arenaya yönelik bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Ben-Gvir’in Yükselişi ve Tartışmalı Geçmişi
Itamar Ben-Gvir, İsrail’de aşırı sağın en tanınmış isimlerinden biri. Geçmişte ırkçı ve provokatif açıklamalarıyla gündeme gelen Ben-Gvir, özellikle Filistinlilere yönelik sert politikaları savunuyor. Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev yaptığı dönemde Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki uygulamaları hem uluslararası toplum hem de İsrail içindeki muhalefet tarafından eleştirilmişti.
Ben-Gvir’in yükselişi, İsrail siyasetinde aşırı sağın ana akımlaşmasının bir göstergesi olarak görülüyor. Netanyahu’nun Ben-Gvir’e üst düzey bakanlık vaadi, bu eğilimin seçim sonrası daha da güçleneceği yorumlarına yol açtı. Ancak bu durum, İsrail’in Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde yeni gerilimlere neden olabilir.
Avrupalı Liderlerle İlişkiler ve Güven Sorunu
Netanyahu’nun Avrupalı liderlere verdiği iddia edilen sözler, İsrail’in uluslararası itibarı açısından önemliydi. Avrupa Birliği ülkeleri, Ben-Gvir’in kabinede yer almasını endişeyle karşılıyor. Netanyahu’nun bu iddiaları reddetmesi, Avrupalı muhataplarıyla arasında bir güven sorunu yaratabilir. Zira eğer iddialar doğruysa, Netanyahu’nun seçim sonrası pozisyon değiştirmesi, uluslararası alanda tutarsızlık olarak algılanacak.
Diplomatik kaynaklar, Netanyahu’nun bu açıklamayla hem seçim kampanyasında sağ seçmene göz kırptığını hem de Avrupa başkentlerine “Ben-Gvir’siz bir hükümet” mesajı vermeye çalıştığını belirtiyor. Ancak bu iki hedefin aynı anda gerçekleştirilmesi zor görünüyor.
Koalisyon Matematigi ve Seçim Sonrası Senaryolar
İsrail’de seçim sistemi gereği hükümet kurmak için koalisyon ortaklarına ihtiyaç duyuluyor. Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi’nin seçim anketlerinde tek başına iktidar olması beklenmiyor. Bu nedenle Ben-Gvir’in partisi ve diğer aşırı sağ gruplar kilit rol oynayabilir. Netanyahu’nun şimdiden Ben-Gvir’e bakanlık vaadi, koalisyon pazarlıklarında elini güçlendirme stratejisi olarak görülüyor.
Ancak bu vaat, Likud içindeki bazı isimleri de rahatsız edebilir. Parti içi muhalefet, Ben-Gvir’in aşırı söylemlerinin Likud’un uluslararası imajına zarar verdiğini savunuyor. Yine de Netanyahu’nun seçim zaferi için sağ blokun birliğini korumaya öncelik verdiği anlaşılıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Olası Yansımalar
Netanyahu’nun açıklaması henüz Avrupa başkentlerinden resmi bir tepki almadı. Ancak insan hakları örgütleri ve Filistin yönetimi, Ben-Gvir’in kabinede üst düzey bir göreve getirilmesinin bölgede tansiyonu artıracağı uyarısında bulunuyor. Ben-Gvir’in özellikle Mescid-i Aksa ve Filistinlilere yönelik politikaları, geçmişte büyük çaplı protestolara ve çatışmalara yol açmıştı.
İsrail’in en büyük askeri ve ekonomik destekçisi olan ABD’den de benzer bir endişe dile getirilebilir. Washington, Ben-Gvir’in provokatif açıklamalarından duyduğu rahatsızlığı daha önce defalarca ifade etmişti. Netanyahu’nun bu vaadi, ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir test olabilir.
Sonuç olarak, Netanyahu’nun Ben-Gvir’e verdiği üst düzey bakanlık vaadi, İsrail siyasetinde seçim sonrası dengelerin ne kadar karmaşık olacağını gösteriyor. Bu açıklama, hem iç siyasette hem de uluslararası alanda yankı uyandıracak gibi görünüyor. Seçim sonuçları netleştikçe, Ben-Gvir’in kabinedeki yeri ve Avrupalı liderlerin tepkileri daha da netleşecek.