İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yer alan El Halil kentinde gece yarısı düzenlediği operasyonla onlarca Filistinliyi gözaltına aldı. Görgü tanıklarının aktardığına göre, askerler birçok evin kapısını kırarak içeri girdi, erkekleri darbetti ve kimlik kontrolü bahanesiyle alıkoydu. Operasyon, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun seçim öncesi 'güvenlik' söylemini sertleştirmesiyle aynı günlere denk geldi. Filistin Sağlık Bakanlığı, en az 12 kişinin yaralandığını, 30'dan fazla kişinin ise gözaltına alındığını duyurdu.
Gece Yarısı Baskını: Kapılar Kırıldı, Evler Arandı
El Halil'in El Cibka ve Bab ez-Zaviye mahallelerinde gece 02.00 sularında başlayan baskınlar, sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü. Mahalle sakinlerinden 45 yaşındaki Ebu Muhammed, "Askerler kapıyı tekmeleyerek açtı, çocuklarım korkudan ağlıyordu. Kimseye ne olduğunu sormadan beni duvara yaslayıp tokatladılar" dedi. İsrail askeri sözcülüğü, operasyonun 'aranan şüphelilerin yakalanması' amacıyla yapıldığını öne sürdü ancak gözaltına alınanların isimlerini veya suçlamaları açıklamadı. Filistinli tutuklu hakları örgütü Addameer, bu ay Batı Şeria genelinde gözaltına alınan Filistinli sayısının 450'yi aştığını belirtti.
El Halil Belediye Başkanı Tayseer Abu Sneineh, yaptığı yazılı açıklamada, "İşgal güçleri şehrimizi bir kuşatma altına aldı. Kapıları kırmak, evleri basmak artık rutin hale geldi. Uluslararası toplumu bu sessizliği bozmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Bölgede görev yapan bir Kızılhaç yetkilisi ise yaralıların bir kısmının başından ve göğsünden darbe aldığını doğruladı.
Seçim Öncesi 'Gazze Kasabı' Söylemi ve Batı Şeria'da Tırmanan Şiddet
Operasyonun zamanlaması, İsrail'de 2 Kasım'da yapılacak erken seçim öncesi siyasi atmosferle doğrudan bağlantılı. Netanyahu, son haftalarda hem Gazze'ye yönelik askeri harekatı hem de Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini savunan açıklamalarıyla tabanını konsolide etmeye çalışıyor. 'Gazze Kasabı' lakabı, 2014 ve 2021'deki Gazze saldırılarında ölen siviller nedeniyle uluslararası kamuoyunda Netanyahu için kullanılıyor. İsrailli yorumculara göre Başbakan, aşırı sağcı ortaklarını yatıştırmak ve yargı reformu protestolarının gölgesinde güvenlik kartını oynamak için Batı Şeria'da gerginliği tırmandırıyor.
Filistin yönetimi, operasyonu 'seçim malzemesi' olarak nitelendirdi. Filistin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İsrail hükümeti, iç siyasi krizini Filistinlilerin kanı üzerinden aşmaya çalışıyor. Bu saldırılar savaş suçudur ve hesabı sorulmalıdır" denildi. Hamas da yaptığı yazılı açıklamada, Batı Şeria'daki direnişi destekleme çağrısı yaptı.
Uluslararası Tepkiler ve Arka Plan
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi, operasyonla ilgili 'endişe verici raporlar' aldığını belirterek taraflara itidal çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise düzenli basın toplantısında soruya yanıt verirken, "İsrail'in meşru güvenlik kaygılarını tanıyoruz ancak sivil halkın korunması ve orantılılık ilkesi her koşulda geçerlidir" ifadelerini kullandı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, 2023'ün başından bu yana Batı Şeria'da öldürülen Filistinli sayısının 200'ü aştığını, bunların çoğunun sivil olduğunu hatırlattı.
El Halil, 1997'de imzalanan Protokol ile El-Halil anlaşması çerçevesinde ikiye bölünmüş durumda. Kent merkezindeki yerleşimci sayısı az olmasına rağmen, İsrail ordusu bu bölgede yoğun güvenlik önlemleri uyguluyor. Filistinliler, günlük yaşamda yüzlerce kontrol noktası ve hareket kısıtlamasıyla karşı karşıya. Son operasyon, bölgede zaten kırılgan olan güvenlik durumunu daha da kötüleştirdi. Yerel gözlemciler, seçim sonrası dönemde de benzer baskınların süreceğini öngörüyor. Zira İsrail ordusu, Batı Şeria'daki operasyonlarını 'terörle mücadele' kapsamında meşrulaştırırken, Filistinliler için bu uygulamalar günlük bir korku ve baskı rejimi anlamına geliyor.
Sonuç olarak, El Halil'de yaşananlar yalnızca bir gece yarısı baskını değil, İsrail siyasetinin Filistin meselesini nasıl araçsallaştırdığının son örneği. Seçim öncesi şiddet dozu artırılırken, uluslararası toplumun etkisiz tepkileri, Filistinlilerin yaşadığı insani krizi derinleştiriyor. Gözaltına alınanların akıbeti belirsizliğini korurken, Batı Şeria'da bir sonraki baskının ne zaman ve nerede olacağını kestirmek güç.