Nepal ile Çin sınırında 26 Ağustos'ta meydana gelen ve 1344 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin ardından, enkaz ve çamurla kapanan bir tünelde mahsur kalan bir Çin vatandaşı 10 gün sonra sağ olarak kurtarıldı. Kurtarma ekipleri, yoğun çamur ve su altında kalan tünelde günlerce süren çalışmanın ardından 5 Eylül'de bir kişiye canlı olarak ulaştı. Olay, bölgede etkili olan muson yağışlarının yol açtığı yıkımın boyutunu gözler önüne sererken, hayatta kalan kişinin sağlık durumunun stabil olduğu bildirildi.
Tünelde 10 Gün: Kurtarma Operasyonunun Detayları
Yetkililerden alınan bilgilere göre, 26 Ağustos'ta Nepal'in kuzeyinde, Çin sınırına yakın bir bölgede meydana gelen şiddetli yağışlar, bir tünelin giriş ve çıkışını çamur ve molozla kapattı. Tünel içinde mahsur kalan Çin vatandaşının kimliği henüz açıklanmadı. Kurtarma ekipleri, tünelin havalandırma bacalarından ve yan galerilerden ilerleyerek 10 gün boyunca aralıksız çalıştı. Uluslararası kurtarma ekiplerinin de destek verdiği operasyonda, özel delme makineleri ve su tahliye pompaları kullanıldı. 5 Eylül'de tünelin bir bölümüne ulaşan ekipler, sesli iletişim kurdukları kişinin sağ olduğunu doğruladı. Yapılan müdahale sonrası yüzeyden açılan bir koridorla mahsur kalan kişi sağ olarak çıkarıldı.
Nepal ordusu ve yerel yönetim yetkilileri, kurtarma sırasında tünelde oksijen seviyesinin kritik düzeyde olduğunu, ancak mahsur kalan kişinin sınırlı su ve yiyecekle hayatta kalmayı başardığını belirtti. Sağlık ekipleri, ilk muayenede ciddi bir yaralanması olmadığını, dehidrasyon ve yorgunluk belirtileri gösterdiğini açıkladı. Kurtarılan kişi, tedavi için bölgedeki bir hastaneye kaldırıldı.
Sel Felaketinin Boyutları ve Bölgedeki Durum
26 Ağustos'ta etkili olan muson yağmurları, Nepal'in dağlık bölgelerinde büyük çaplı heyelanları ve sel baskınlarını tetikledi. Resmi rakamlara göre, felakette 1344 kişi hayatını kaybetti. Binlerce kişi evsiz kaldı, onlarca köprü ve yol kullanılamaz hale geldi. Nepal hükümeti, felaketin ardından bölgede arama kurtarma çalışmalarını yoğunlaştırdı ve uluslararası yardım çağrısında bulundu. Çin, Hindistan ve çeşitli uluslararası kuruluşlar bölgeye ekip ve malzeme gönderdi. Sel sularının çekilmesiyle birlikte hasar tespit çalışmaları devam ediyor. Ancak ulaşım altyapısının büyük ölçüde zarar görmesi, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını zorlaştırıyor.
Nepal, coğrafi konumu nedeniyle her yıl muson sezonunda sel ve heyelanlarla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin arttığını vurguluyor. Bölgedeki altyapı yatırımlarının yetersizliği, afetlerin yıkıcı etkisini daha da artırıyor.
Kurtarılan Kişinin Durumu ve Yetkililerin Açıklamaları
Kurtarma ekiplerinden yapılan açıklamada, "Tünelde 10 gün boyunca mahsur kalan kişiye ulaştığımızda hayat belirtileri olduğunu gördük. Bu, bölgedeki tüm ekipler için büyük bir moral kaynağı oldu" denildi. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, kurtarılan kişinin tedavisinin sürdüğünü ve hayati tehlikesinin bulunmadığını belirtti. Çin Dışişleri Bakanlığı, vatandaşlarının kurtarılmasında emeği geçen Nepal makamlarına teşekkür etti.
Felaketin ardından bölgede hala kayıp olan kişilerin bulunması için çalışmalar devam ediyor. Ancak tüneldeki bu mucizevi kurtarma, umutları artırdı. Uzmanlar, bu tür olaylarda ilk 72 saatin kritik olduğunu, ancak istisnai durumlarda daha uzun süre hayatta kalmanın mümkün olabileceğini belirtiyor. Tüneldeki hava akışı ve sınırlı su kaynağı, mahsur kalan kişinin hayatta kalmasında etkili oldu.
Nepal'de Sel Felaketleri ve Alınması Gereken Önlemler
Nepal, her yıl Haziran-Eylül ayları arasında muson yağışlarına maruz kalıyor. Ülkenin engebeli coğrafyası, heyelan riskini artırıyor. 2021'de de benzer bir sel felaketinde yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. Uzmanlar, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, altyapının iklime dayanıklı hale getirilmesi ve orman tahribatının önlenmesi gerektiğini vurguluyor. Uluslararası toplumun da bölgeye yönelik yardımlarını sürdürmesi, gelecekteki afetlerin etkisini azaltabilir. Bu son olay, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve hızlı müdahalenin önemini bir kez daha gösterdi.