Nepal'de muson yağmurlarının yol açtığı sel ve heyelanlarda hayatını kaybedenlerin sayısı 270'e yükseldi. Yetkililer, ülke genelinde son 24 saatte en az 20 kişinin daha cesedine ulaşıldığını, toplam kayıp sayısının ise hala netleşmediğini açıkladı. Başkent Kathmandu ve çevresindeki bölgeler en çok etkilenen alanlar arasında yer alırken, kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları arama çalışmalarını sürdürüyor.
Felaketin boyutları
Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, sel ve heyelanlar nedeniyle şu ana kadar 270 kişi hayatını kaybetti, en az 125 kişi yaralandı. Ülke genelinde 60'tan fazla bölgede etkili olan seller, yüzlerce evi yıktı, köprüleri ve yolları kullanılamaz hale getirdi. Yetkililer, özellikle batı bölgelerdeki birçok köyün karayolu bağlantısının kesildiğini, helikopterlerle tahliye yapıldığını bildirdi. Sel sularının çekilmesiyle birlikte altyapı hasarının daha da belirginleştiği, içme suyu ve elektrik hatlarının ciddi şekilde zarar gördüğü ifade ediliyor.
Kathmandu Vadisi'nde birçok mahalle sular altında kalırken, Bagmati ve diğer nehirlerin taşması sonucu şehrin bazı bölgelerinde ulaşım tamamen durdu. Okullar ve iş yerleri kapatılırken, hükümet afet bölgelerinde acil durum ilan etti. Nepal Ordusu ve polis ekipleri, tekneler ve helikopterlerle mahsur kalanları kurtarmak için seferber oldu. Arama kurtarma çalışmalarına Hindistan ve Çin'den de ekipler destek veriyor.
Muson yağmurlarının etkisi
Güney Asya'da haziran-eylül ayları arasında etkili olan muson yağmurları, Nepal'de her yıl sel ve heyelanlara neden oluyor. Ancak uzmanlar, bu yılki yağışların son 15 yılın en şiddetlisi olduğunu belirtiyor. Meteoroloji yetkilileri, özellikle son iki haftada normalin üzerinde yağış kaydedildiğini, bunun da toprak kaymalarını tetiklediğini söylüyor. İklim değişikliğinin etkisiyle birlikte bu tür aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin arttığına dikkat çekiliyor.
Nepal'in coğrafi yapısı, Himalayalar'ın eteklerinde yer alması nedeniyle heyelanlara oldukça açık. Dağlık bölgelerdeki yerleşimler, şiddetli yağışlarda toprak kayması riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ülkede ormansızlaşma ve kontrolsüz yapılaşma da afetlerin etkisini artırıyor. Uzmanlar, yapılaşmanın dere yataklarından uzaklaştırılması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kurtarma çalışmaları ve uluslararası yardım
Nepal hükümeti, afet bölgelerine yardım ulaştırmak için uluslararası kuruluşlarla koordinasyon halinde. Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü ve çeşitli yardım kuruluşları, bölgeye tıbbi ekipman, temiz su ve gıda gönderiyor. Nepal Kızılhaçı, binlerce kişinin geçici barınma merkezlerine yerleştirildiğini, salgın hastalık riskine karşı önlemler alındığını açıkladı. Öte yandan, komşu ülkeler Hindistan ve Çin, arama kurtarma ekipleri ve yardım malzemeleriyle destek sağlıyor.
Hükümet, afet sonrası yeniden yapılanma için 1 milyar doların üzerinde bir bütçe ayırdığını duyurdu. Ancak yardım kuruluşları, bu miktarın yetersiz olduğunu ve uluslararası bağışların artırılması gerektiğini belirtiyor. Nepal, 2015 yılında yaşanan depremin ardından ekonomik olarak zor bir süreçten geçerken, bu sel felaketi ülkeyi yeniden zor durumda bıraktı. Tarım arazilerinin büyük bölümü sular altında kaldığı için gıda kıtlığı yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.
Geleceğe yönelik önlemler
Bu afet, Nepal'in iklim değişikliğine karşı kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ülkenin kalkınma planlarında afet riskini azaltmaya yönelik yatırımların artırılması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, dere yataklarının temizlenmesi, erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması ve toplum temelli afet hazırlık programlarının güçlendirilmesi çağrısında bulunuyor. Nepal hükümeti, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında uluslararası fonlardan yararlanmak için projeler geliştiriyor.
Öte yandan, bu tür afetlerin sadece Nepal'i değil, Güney Asya'nın genelini etkilediği biliniyor. Hindistan'ın kuzey eyaletlerinde de sel felaketleri yaşanırken, Bangladeş'te de milyonlarca kişi evsiz kaldı. Bölge ülkelerinin ortak bir afet yönetim mekanizması kurması ve iklim değişikliğiyle mücadelede işbirliği yapması gerektiği vurgulanıyor.
Nepal'deki sel felaketi, insan kaynaklı iklim değişikliğinin somut bir kanıtı olarak karşımızda duruyor. Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere iklim finansmanı sağlama sözleri, bu tür afetlerin ardından daha da önem kazanıyor. Nepal'in yaşadığı bu acı, küresel iklim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi için bir fırsat olmalıdır. Aksi takdirde, benzer felaketlerin sıklığı ve şiddeti artarak devam edecek gibi görünüyor.