Nepal'de Himalayalar'dan kopan bir buzulun tetiklediği taşkın sonrası yaşanan sel felaketinde ölü sayısı 579'a yükseldi. Yetkililer, 1.924 kişinin kayıp olduğunu açıklarken, arama kurtarma ekipleri şu ana kadar yaklaşık 4 bin kişiyi sağ kurtardı.
Felaketin Boyutları ve Kurtarma Çalışmaları
Ülkenin kuzeyindeki dağlık bölgelerde meydana gelen sel, özellikle Karnali ve Gandaki nehirleri çevresindeki yerleşim yerlerini vurdu. Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, arama kurtarma ekiplerinin helikopterler ve teknelerle binlerce kişiyi tahliye ettiği belirtildi. Ancak köprülerin yıkılması ve yolların çamur altında kalması çalışmaları güçleştiriyor.
Yetkililer, özellikle uzak dağ köylerinde hâlâ mahsur kalanların olduğunu ve iletişim hatlarının kesilmesi nedeniyle hasarın boyutunun tam olarak hesaplanamadığını ifade etti. Başkent Katmandu'da konuşlanan ulusal kriz merkezinden yapılan son açıklamada, kayıp sayısının artabileceği uyarısında bulunuldu.
Buzul Gölü Taşması ve İklim Bağlantısı
Uzmanlar, felaketin Nepal'deki buzul göllerinden birinin aşırı yağışlar ve artan sıcaklıklar nedeniyle taşması sonucu oluştuğunu belirtiyor. Buzul Gölü Taşması (GLOF) olarak adlandırılan bu olay, iklim değişikliğinin etkisiyle Himalayalar'da daha sık yaşanır hale geldi.
Hindistan'ın Meteorological Department'ın (IMD) verilerine göre, bölgedeki ortalama sıcaklıkların son 50 yılda önemli ölçüde artması, buzulların erime hızını tetikledi. Nepal Bilim ve Teknoloji Akademisi'nden Dr. Anil Pokhrel, "Bu felaket, iklim değişikliğinin somut bir sonucu. Buzul göllerinin risk haritasının güncellenmesi ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi artık bir zorunluluk" değerlendirmesinde bulundu.
Geçmişte Yaşanan Benzer Felaketler
Nepal, daha önce de buzul gölü taşmalarından kaynaklanan sellerle karşılaştı. 1985 yılında Dig Tsho Buzul Gölü'nün taşması, Langmoche barajına büyük hasar vermiş ve Khumbu bölgesinde yaygın yıkıma yol açmıştı. 2020'de ise Uttarakhand'daki (Hindistan) bir buzul kütlesinin kopması, Tapovan'daki hidroelektrik projesine büyük zarar vermişti.
Bu tür afetlere karşı hazırlıklı olmak için Nepal'de bazı buzul göllerinin sifonlama ve su seviyesini düşürme projeleri uygulanmıştı. Ancak uzmanlar, mevcut önlemlerin yetersiz kaldığını ve daha kapsamlı bir risk yönetimi stratejisi gerektiğini belirtiyor.
Bölgedeki Altyapı Sorunları
Sel felaketi, Nepal'in kırılgan altyapısını da gözler önüne serdi. Yolların ve köprülerin dayanıksızlığı, kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasında büyük engel oluşturuyor. Ayrıca, nehir yataklarına kurulan kontrolsüz yerleşimler, can ve mal kaybını artırıyor.
Uluslararası yardım kuruluşları, Nepal hükümetinin afet yönetimi kapasitesinin artırılması ve yeniden yapılanma çalışmalarına destek vermeye hazır olduklarını açıkladı. İlk etapta, temiz su ve hijyen malzemelerinin sağlanması için acil finansman gerektiği belirtiliyor.
Değerlendirme
Nepal'deki bu yıkıcı sel felaketi, Himalaya bölgesindeki ülkelerin iklim değişikliği kaynaklı risklere karşı ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kayıpların çoğu, etkili bir erken uyarı sistemi ve köklü bir afet yönetimi stratejisinin eksikliğinden kaynaklanıyor. Bu bağlamda, yalnızca Nepal'de değil, bölge genelinde sürdürülebilir altyapı yatırımlarının ve uluslararası işbirliğinin önemi her geçen gün artıyor. Yerel halkın bilinçlendirilmesi ve riskli bölgelerdeki yerleşim planlarının yeniden gözden geçirilmesi, benzer felaketlerin etkilerini azaltmak için atılacak en kritik adımlardandır.