Nepal ile Çin sınırında yer alan Bhotekoshi Nehri'nin geçtiğimiz günlerde aşırı yağışlar sonucu taşması, ülkede büyük bir sel felaketine yol açtı. Bölgede meydana gelen yıkımın boyutu, kamuoyuna yansıyan yeni görüntülerle bir kez daha netlik kazandı. Yetkililerin açıklamasına göre, felakette hayatını kaybedenlerin sayısı 359'a yükseldi. Şiddetli sağanakların tetiklediği taşkın, başta Sindhupalchok bölgesi olmak üzere birçok yerleşim birimini etkisi altına aldı.
Felaketin boyutları ve kurtarma çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'nın son verilerine göre, Bhotekoshi Nehri'nin taşması sonucu ülke genelinde en az 359 kişi hayatını kaybetti. Ölü sayısının daha da artmasından endişe ediliyor. Yetkililer, onlarca kişinin hala kayıp olduğunu ve arama kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanları tespit etmek için çalıştığını bildirdi. Özellikle Araniko Karayolu'nun büyük bir bölümü sular altında kalırken, Çin'e açılan sınır kapısının da geçici olarak kapatıldığı belirtildi. Nepal ordusu ve polisi, helikopter destekli operasyonlarla yüzlerce kişiyi güvenli bölgelere tahliye etti. Bölgede yaşayanların çoğu, evlerini terk etmek zorunda kaldı ve geçici barınma merkezlerine yerleştirildi.
Yıkıcı etki ve altyapı hasarı
Yeni yayınlanan videolar ve fotoğraflar, nehrin debisinin ne kadar yükseldiğini ve çevredeki yapıları nasıl tahrip ettiğini gözler önüne seriyor. Bhotekoshi Nehri'nin hızla kabarması, özellikle kıyı şeridindeki yerleşimleri saniyeler içinde sular altında bıraktı. Köprülerin yıkıldığı, yolların büyük çukurlarla kaplandığı ve birçok evin temelinden söküldüğü görülüyor. Nepal'in başkenti Katmandu ile Çin arasındaki ana ticaret yolu olan bu güzergahtaki hasar, iki ülke arasındaki ticaretin durma noktasına gelmesine neden oldu. Bölgede elektrik ve iletişim hatlarının da kesildiği, mobil şebekelerin büyük ölçüde çöktüğü aktarılıyor.
Meteoroloji yetkilileri, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle Himalaya bölgesindeki ani yağışların sıklığının arttığını ve bu tür felaketlerin yeniden yaşanabileceği konusunda uyardı. Nepal hükümeti, afet risk yönetimi kapsamında erken uyarı sistemlerini güçlendirme sözü verdi, ancak uzmanlar bunun yeterli olmadığını, kapsamlı bir yapısal önlem planının şart olduğunu vurguluyor.
Bu felaket, yalnızca Nepal'in değil, aynı zamanda Çin'in Tibet Özerk Bölgesi sınırındaki toplulukların da yaşamını tehdit eden bir sınıraşan su yönetimi sorununu gündeme getirdi. Uzmanlar, iki ülkenin ortak bir havza yönetimi stratejisi geliştirmesi gerektiğini belirtiyor. Bu bağlamda, felaketin ardından bölgesel iş birliğinin artırılması, gelecekteki riskleri azaltmak açısından büyük önem taşıyor. Nepal'de yaşanan bu acı olay, iklim değişikliğiyle mücadelenin sadece çevreci bir söylem olmadığını, can kayıplarını önlemek için hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.