Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nin resmi yemek menüsünde yer alan Denizli'nin coğrafi işaretli yanık kokulu koyun yoğurdu, gurur kaynağı oldu. Babadağ ilçesinde üç kuşaktır bu yoğurdun üretimini yapan Metin Gün (51) ve eşi Fatma Gün (48), yoğurdun hazırlanmasının yaklaşık iki gün sürdüğünü belirtti. Yoğurt, kendine özgü yanık kokusu ve kıvamıyla zirveye katılan liderlerden tam not aldı.
İki Günlük Zahmetli Süreç
Metin Gün, yoğurdun üretim sürecini şöyle anlattı: "Öncelikle koyun sütümüzü sağıyoruz. Sütü kaynatırken dibine hafifçe yanmasını sağlıyoruz, bu ona o eşsiz kokuyu veriyor. Ardından sütü soğutup gece boyunca dinlendiriyoruz. Ertesi gün mayalama işlemine geçiyoruz. Mayalama sıcaklığı çok önemli, 45 dereceyi geçmemeli. Mayaladıktan sonra 4-5 saat bekletiyoruz, sonra soğuk ortamda olgunlaşması için bir gece daha dinlendiriyoruz. Toplamda yaklaşık 2 gün sürüyor."
Coğrafi İşaretli Lezzet
Denizli’ye özgü bu yoğurt, 2021 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili aldı. Sadece Babadağ ve çevresindeki yaylalarda yetişen koyunların sütünden yapılan yoğurt, yüksek yağ oranı ve yoğun kıvamıyla dikkat çekiyor. Yanık kokusu, üretim aşamasında sütün kontrollü bir şekilde ısıtılmasıyla elde ediliyor.
Fatma Gün, "NATO Zirvesi'nde yoğurdumuzun ikram edilmesi bizim için gurur verici oldu. Bu kadar büyük bir organizasyonda Denizli yoğurdunun tanıtılması, emeklerimizin karşılığını görmek gibiydi" dedi.
Talep Arttı
Zirve sonrası yanık Denizli yoğurduna olan talebin arttığını belirten Metin Gün, "Normalde günlük 100 kilo üretim yapıyorduk, şimdi bu rakam ikiye katlandı. Her yerden sipariş alıyoruz. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden de yoğun talep var. Üretim kapasitemizi artırmayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Yoğurdun fiyatı ise diğer yoğurtlara göre daha yüksek. Metin Gün, "Kilo fiyatı 80-100 TL arasında değişiyor. Ama kalitesi ve emek düşünüldüğünde bu fiyatın haklı olduğunu düşünüyorum" dedi.
Denizli yoğurdu, özellikle kahvaltılarda ve yemeklerin yanında tüketiliyor. Yöre halkı, yoğurdun mideyi rahatlattığına ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğine inanıyor.
Sonuç
NATO Zirvesi gibi uluslararası bir platformda Türk mutfağının nadide lezzetlerinden birinin tanıtılması, gastronomi turizmi açısından da önemli bir adım. Denizli yoğurdunun gördüğü ilgi, geleneksel üretim yöntemlerinin korunması ve bu tür coğrafi işaretli ürünlerin desteklenmesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor.