CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Yavuz Parlak, 9-11 Temmuz 2024 tarihlerinde yapılan NATO Zirvesi öncesinde gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Parlak'ın TKP/ML terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılandığı davada, savcılık somut bir delil sunamadı. Mahkeme, tutukluluk halinin devamı için yeterli şüphe sebebi bulunmadığı gerekçesiyle tahliye kararı verdi.
Tahliye kararı ve süreç
İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu yargılanan Parlak'ın avukatları, müvekkillerinin 18 gündür cezaevinde olduğunu ve herhangi bir örgütsel faaliyetinin bulunmadığını belirtti. Mahkeme heyeti, dosyadaki mevcut delilleri değerlendirerek tahliye kararı verdi. Kararda, "Somut delil bulunmadığından tutuklama tedbirinin ölçülü olmadığı" ifade edildi.
Parlak, tahliyesinin ardından adliye önünde yaptığı açıklamada, "NATO Zirvesi'ne birkaç gün kala gözaltına alınmam tesadüf değil. Amacın siyasi olduğu çok açık. Mücadelemiz devam edecek" dedi.
Siyasi tepkiler ve bağlam
Yavuz Parlak'ın tutuklanması, muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri tarafından sert bir dille eleştirilmişti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuyu Meclis gündemine taşımış ve "Adalet Bakanı'na gereken soruları soracağız" demişti. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi ise yaptığı açıklamada, "NATO Zirvesi gibi uluslararası toplantılar öncesinde muhalif isimlerin gözaltına alınması Türkiye'de bir teamül haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.
Parlak'ın avukatı Ayşe Yılmaz, müvekkillerinin bir an önce beraat etmesini beklediklerini söyledi. Yılmaz, "Müvekkilim hakkında hiçbir somut delil yok. Sadece bir ihbar üzerine yapılan aramada, eski tarihli bir kitapçık bulunmuş. Bu da üyelik için yeterli değil" diye konuştu.
NATO Zirvesi güvenliği kapsamında alınan önlemler çerçevesinde birçok kişinin gözaltına alındığı, ancak çoğunun kısa sürede serbest bırakıldığı biliniyor. Ancak Parlak'ın tutuklanması ve ardından yaşananlar, adli sürecin siyasi saiklerle işleyebileceği endişelerini yeniden gündeme getirdi.
Tahliye kararı, sivil toplum ve siyasi partilerde genel bir memnuniyet yaratırken, benzer durumdaki diğer tutukluların da özgürlüklerine kavuşması beklentisi doğurdu. Konuyla ilgili gelişmeler yakından takip ediliyor.