Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, çok sayıda basın ve yayın kuruluşunun akreditasyon başvurusunun reddedildiği NATO Zirvesi öncesinde, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basın mensuplarının kullanacağı çalışma alanlarını anlattı. Duran, bu alanların uluslararası standartlara uygun şekilde hazırlandığını belirtirken, eleştirilere de yanıt verdi.
Akreditasyon süreci ve eleştiriler
NATO Zirvesi'ne katılacak basın mensupları için akreditasyon başvuruları, geçtiğimiz haftalarda sonuçlandı. Ancak gazetemiz Cumhuriyet'in de aralarında bulunduğu birçok bağımsız medya kuruluşunun başvurusu reddedildi. Karar, basın özgürlüğü açısından eleştirilere yol açtı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise akreditasyonun güvenlik ve kapasite gerekçeleriyle yapıldığını açıkladı.
Burhanettin Duran, yaptığı açıklamada, “NATO Zirvesi gibi uluslararası bir organizasyonda basın mensuplarımızın rahat çalışabilmesi için tüm imkanları seferber ettik. Akreditasyon süreci, tüm ülkelerin kendi ulusal güvenlik politikaları çerçevesinde yürütülür. Türkiye olarak biz de aynı hassasiyeti gösteriyoruz” dedi.
Basın çalışma alanları
Duran, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basın mensupları için hazırlanan çalışma alanlarını detaylandırdı. Ana basın merkezinin yanı sıra, canlı yayın noktaları ve röportaj odaları oluşturulduğunu belirten Duran, “Basın mensuplarımızın rahat ve güvenli bir şekilde çalışmasını sağlamak için her türlü teknik alt yapıyı kurduk. Burada Wi-Fi bağlantısından, priz noktalarına kadar her ayrıntı düşünüldü” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, zirve boyunca basın brifinglerinin düzenleneceği bir salon da tahsis edildi. Duran, “Bu alanlar uluslararası standartlara uygun olarak tasarlandı. Bizim için önemli olan, basının haber alma özgürlüğünü en iyi şekilde kullanabilmesidir” şeklinde konuştu.
Bağlam ve arka plan
NATO Zirvesi, 11-12 Temmuz tarihleri arasında Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta düzenleniyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılmadığı halde, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki hazırlıklar, Türkiye'nin zirveye atfettiği önemi gösteriyor. Ancak akreditasyon engeli, basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) gibi kuruluşlar, reddedilen başvuruların gerekçelerinin şeffaf bir şekilde açıklanmasını talep etti.
Öte yandan, Duran'ın açıklamaları, akreditasyon sürecindeki eleştirilere tam anlamıyla yanıt vermekten uzak kaldı. Başvurusu reddedilen medya kuruluşları, bu durumun haber alma özgürlüğünü kısıtladığını ve çok sesliliğe zarar verdiğini savunuyor. Zirve sırasında basın alanlarının kullanıma açılması ise bu tartışmaları sonlandırmaya yetmeyebilir.