Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi nedeniyle alınan güvenlik önlemleri kapsamında Bolu Valiliği, 1 Temmuz ile 10 Temmuz 2024 tarihleri arasında il genelinde tüm açık hava toplantıları, gösteri yürüyüşleri ve basın açıklamalarını 10 gün süreyle yasakladı. Valilikten yapılan açıklamada, yasağın kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçesiyle uygulandığı belirtildi.
Yasak kapsamı ve istisnalar
Yasak, Bolu il sınırları içerisindeki tüm park, meydan, cadde ve açık alanları kapsıyor. Belirtilen tarihler arasında herhangi bir toplantı veya gösteri düzenlenmesine izin verilmeyecek. Valilik, yasağın kanunla belirlenmiş bazı resmi törenler ve anma etkinlikleri için geçerli olmadığını, ancak bu etkinliklerin de önceden izin alınması halinde yapılabileceğini duyurdu.
Bolu Valisi, yaptığı yazılı açıklamada, “Ankara’daki NATO zirvesinin güvenliği için alınan bu tedbirler, Bolu halkının huzur ve güvenliğini korumayı amaçlamaktadır. Vatandaşlarımızın bu süreçte hassasiyet göstermelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
NATO zirvesinin Bolu’ya etkisi
NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 9-11 Temmuz tarihlerinde Ankara’da toplanacak. Zirveye katılacak liderlerin güvenliği ve olası protestoları önlemek amacıyla başkentte olduğu gibi çevre illerde de kapsamlı güvenlik önlemleri alınıyor. Bolu, Ankara’ya yakınlığı ve ana güzergâh üzerinde bulunması nedeniyle bu önlemlerden etkilenen illerden biri oldu.
Geçmişteki NATO zirvelerinde de benzer yasaklar uygulanmış, protesto gösterileri ve güvenlik endişeleri nedeniyle birçok ilde toplanma özgürlüğü geçici olarak sınırlandırılmıştı.
Bolu Valiliği’nin kararı, sivil toplum örgütleri ve bazı siyasi partiler tarafından eleştirilirken, hukukçular yasağın anayasal hakları ihlal ettiği yönünde görüş belirtti. Ancak valilik, kararın yürürlükteki Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na dayandığını savunuyor.
Bu tür geçici yasaklar, uluslararası toplantılar öncesinde sıkça başvurulan bir yöntem olsa da, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkı bağlamında tartışmaları beraberinde getiriyor. Özellikle 10 gün gibi nispeten uzun bir sürenin, günlük yaşamı ve demokratik katılımı olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor.