NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen geniş çaplı bir operasyon kapsamında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla gözaltına alınan Doç. Dr. Emel Memiş, yaklaşık bir ay süren tutukluluğun ardından tahliye edildi. Akademisyen, yaşadığı süreci Cumhuriyet gazetesine anlattı.
Operasyon ve Gözaltı Süreci
Doç. Dr. Emel Memiş'in evi, sabah saatlerinde 10 jandarma personeli tarafından basıldı. Ev araması yapılırken Memiş'in telefonu ve bilgisayarına el konuldu. Gözaltına alınan Memiş, ilk olarak İl Jandarma Komutanlığı'na götürüldü. Üç gün nezarethanede kalan akademisyen, bu süre zarfında avukatlarıyla görüştürülmediğini belirtti.
Tutukluluk ve Adli Süreç
Savcılık sorgusunun ardından sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanan Memiş, cezaevine gönderildi. Tutukluluğu boyunca dört kez sorgulandı, ancak suçlamaları reddetti. Savunmasında akademik çalışmalarının ve yayınlarının suç unsuru taşımadığını vurguladı. Yaklaşık dört hafta sonra yapılan itiraz üzerine tahliye kararı çıktı.
Akademisyenin Savunması
Memiş, suçlamaların tamamen asılsız olduğunu ifade ederek, “Akademik özgürlük sınırları içinde yaptığım çalışmalar nedeniyle hedef gösterildim” dedi. Tahliye sonrası ilk açıklamasında, sürecin kendisi ve ailesi üzerinde derin travmalar yarattığını söyledi. Ayrıca, ilk 24 saat avukat bulundurma hakkının ihlal edildiğini savundu.
Hukuki Değerlendirme
Uzmanlar, özellikle uluslararası zirveler öncesinde yapılan bu tür operasyonların ifade özgürlüğü ve akademik faaliyetler üzerinde caydırıcı etkisi olabileceğine dikkat çekiyor. Olay, Türkiye'de yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri bağlamında yeniden tartışmaya açıldı. Tahliye kararı, suçlamaların zayıfladığı ya da delil yetersizliği olarak yorumlandı.