İngiltere merkezli Financial Times gazetesi, NATO’da nükleer paylaşım politikasının genişletilmesine yönelik çarpıcı bir dosya yayımladı. Habere göre, ABD’nin nükleer saldırı kapasitesine sahip ‘çift kabiliyetli’ (dual capable) savaş uçaklarının daha fazla NATO ülkesinde konuşlandırılması gündemde. Bu plan, ittifakın caydırıcılık stratejisini güçlendirmek amacıyla hazırlanırken, özellikle Doğu Avrupa’daki müttefikler arasında hem destek hem de endişe yaratıyor.
Nükleer paylaşım genişliyor
NATO’nun mevcut nükleer paylaşım düzenlemesi çerçevesinde ABD’ye ait B61 tipi nükleer bombalar, Almanya, Belçika, Hollanda, İtalya ve Türkiye’deki hava üslerinde konuşlu. Bu ülkelerin savaş uçakları da nükleer görevler için sertifikalandırılmış durumda. Financial Times’ın ulaştığı belgelere göre, yeni plan kapsamında bu listeye katılacak ülkeler arasında Polonya, Romanya, Baltık ülkeleri ve hatta İskandinav ülkeleri yer alıyor. Özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının ardından Doğu Avrupa’daki güvenlik kaygıları, nükleer paylaşımın genişlemesini hızlandıran temel etken olarak öne çıkıyor.
ABD’den onay sinyali
Washington yönetimi, planın hayata geçirilmesi için gerekli mali ve lojistik desteği sağlamaya hazır olduğunu sinyallerini verdi. ABD Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Nükleer caydırıcılığımızı modernize ediyor ve müttefiklerimizle paylaşımını artırıyoruz. Bu, ittifakın güvenliği için kritik bir adım” ifadelerini kullandı. Buna karşın, bazı NATO ülkeleri nükleer silahların ülkelerinde konuşlanmasını kamuoyu tepkisi ve güvenlik riskleri nedeniyle tereddütle karşılıyor. Özellikle Almanya’da hükümet koalisyonundaki Yeşiller Partisi, nükleer paylaşımın genişlemesine karşı çıkıyor.
Rusya’dan tehdit
Rusya Dışişleri Bakanlığı, planı hemen kınayarak “NATO’nun adımları, Avrupa’daki stratejik istikrarı ciddi şekilde sarsar ve geri dönülemez sonuçlara yol açar” açıklamasında bulundu. Moskova, nükleer silahların daha fazla ülkede konuşlanmasını kendi güvenliğine doğrudan tehdit olarak görüyor. Kremlin, NATO’nun bu hamlesine karşılık Belarus’taki taktik nükleer silah konuşlandırmasını artırabileceği uyarısında bulundu.
Teknik altyapı ve siyasi zorluklar
Çift kabiliyetli uçakların konuşlandırılması, sadece siyasi bir karar değil, aynı zamanda kapsamlı bir teknik hazırlık gerektiriyor. Üslerde özel depolama tesisleri, güvenlik önlemleri ve pilot eğitimleri gibi altyapı yatırımları yapılması zorunlu. NATO kaynakları, bu sürecin birkaç yıl alabileceğini belirtiyor. Öte yandan, ittifak içindeki oybirliği kuralı planın uygulanmasını zorlaştırabilir; zira bazı üye ülkeler, nükleer silahların yayılmasına yol açabilecek bir politika izlenmesinden çekiniyor.
Son yıllarda NATO, nükleer caydırıcılığa verdiği önemi artırmış durumda. 2022’de kabul edilen yeni Stratejik Konsept, nükleer silahları “ittifakın güvenliğinin temel taşı” olarak tanımlıyor. Bu bağlamda, çift kabiliyetli uçakların sayısının artırılması ve daha geniş bir coğrafyada konuşlandırılması, NATO’nun uzun vadeli planlarının bir parçası. Ancak, bu hamle Avrupa’yı yeni bir nükleer silahlanma yarışının içine çekebilir. Soğuk Savaş dönemini anımsatan bu gelişme, kıta için riskleri de beraberinde getiriyor. Bağımsız değerlendirmeler, nükleer paylaşımın genişlemesinin kısa vadede caydırıcılığı artırsa da, uzun vadede tırmanma riskini yükseltebileceği yönünde.