NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Ankara'da, savunma harcamalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Rutte, Türkiye'nin NATO içindeki kritik rolüne vurgu yaparak, "Savunma harcamalarını artıracağız. Bu, ittifakın caydırıcılığı için hayati önem taşıyor" dedi.
Rutte'den Türkiye'ye övgü
Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya gelen Rutte, Türkiye'nin NATO'nun güney kanadındaki stratejik konumunun altını çizdi. Rutte, "Türkiye, müttefikler arasında en yüksek savunma harcaması yapan ülkelerden biri. Ancak tüm müttefiklerin GSYİH'lerinin en az yüzde 2'sini savunmaya ayırması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Savunma harcamalarında hedef büyüyor
Rutte, önümüzdeki dönemde NATO ülkelerinin savunma harcamalarını daha da artırması beklendiğini belirtti. "Yeni güvenlik tehditleri, savunma bütçelerinde artışı zorunlu kılıyor. Sadece yüzde 2 yeterli değil; daha fazlasını hedeflemeliyiz" diye konuştu.
İkili ilişkiler ve terörle mücadele
Görüşmelerde ayrıca Türkiye'nin terörle mücadele konusundaki hassasiyeti ele alındı. Türk yetkililer, PKK/YPG'nin Suriye'de oluşturduğu tehdide karşı NATO'nun daha somut adımlar atmasını talep etti. Rutte, "Türkiye'nin güvenlik endişelerini anlıyoruz. NATO, tüm müttefiklerin sınır güvenliğine katkı sağlamalı" dedi.
NATO'nun genişleme süreci
Rutte, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği sürecine de değinerek, "Bu iki ülkenin katılımıyla ittifak daha da güçlenecek. Türkiye'nin bu süreçteki yapıcı rolü takdire şayan" ifadelerini kullandı. Türkiye, İsveç'in terörle mücadele konusunda daha fazla adım atmasını şart koşmuştu.
Savunma sanayinde iş birliği
Ziyaret kapsamında savunma sanayi iş birliği de gündeme geldi. Türkiye'nin yerli savunma sistemleri, özellikle SİHA'lar ve hava savunma sistemleri NATO tarafından takip ediliyor. Rutte, "Türk savunma sanayi son yıllarda önemli başarılara imza attı. Bu kabiliyetler ittifakın ortak gücüne katkı sağlıyor" dedi.
Bağımsız değerlendirme
Rutte'nin Ankara ziyareti, NATO'nun yeni dönem stratejilerinin şekillendiği bir döneme denk geliyor. Ukrayna savaşı sonrası güvenlik algılarının değiştiği bu süreçte, Türkiye'nin ittifak içindeki konumu daha da önem kazanıyor. Savunma harcamalarının artırılması yönündeki çağrılar, müttefikler arasında ortak bir irade oluşmasıyla somut adımlara dönüşebilir. Ancak bu artışın ülkelerin ekonomik dengeleriyle uyumlu şekilde gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye'nin savunma harcamaları konusundaki kararlılığı, ittifak içinde takdir toplarken, terörle mücadele konusunda NATO'nun daha etkin bir rol üstlenmesi Ankara'nın beklentileri arasında yer alıyor.