NATO'nun 32 üye ülkesinin askeri güç sıralaması, Global Firepower'ın 2026 verileriyle güncellendi. Listede Türkiye, NATO içinde dördüncü sıraya yerleşti. Sıralama, her ülkenin savunma bütçesi, asker sayısı, ekipman çeşitliliği ve lojistik kapasite gibi 60'tan fazla faktörü dikkate alarak hesaplandı. Türkiye'nin bu sıralamadaki yeri, bölgesel ve küresel savunma politikaları açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Listenin Zirvesinde ABD Var
NATO'nun en güçlü ordusu sıralamasında birinci sırada ABD yer alıyor. ABD'yi sırasıyla İngiltere, Fransa ve Türkiye takip ediyor. İlk üç sıradaki ülkeler, nükleer silah sahibi olmaları ve yüksek savunma harcamalarıyla öne çıkıyor. Türkiye ise insan gücü, kara araçları ve deniz filosu açısından güçlü bir profile sahip. Listede Almanya beşinci, İtalya altıncı sırada bulunurken, İspanya, Polonya, Hollanda ve Yunanistan ilk onu tamamlıyor.
Türkiye'nin Askeri Gücü
Türkiye, sahip olduğu aktif asker sayısı ve modern ekipmanlarla NATO'nun önemli üyelerinden biri. Özellikle kara kuvvetleri ve İHA/SİHA teknolojisindeki ilerlemeler, sıralamadaki konumunu güçlendiriyor. Savunma sanayisinde yerli üretime verilen önem, Türkiye'nin askeri kapasitesini artıran faktörler arasında. A Haber canlı yayınında değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, Türkiye'nin bu sıralamada daha da yükselebileceğine dikkat çekiyor.
NATO Sıralamasının Anlamı
NATO'nun güç sıralaması, üye ülkelerin savunma harcamalarını artırma taahhüdü ışığında da önem taşıyor. 2014 yılından bu yana NATO üyeleri, GSYİH'lerinin en az %2'sini savunmaya ayırmayı hedefliyor. Türkiye bu oranı karşılayan ülkeler arasında yer alıyor. Sıralama, askeri kapasite yanında ekonomik ve teknolojik yatırımları da yansıtıyor. Bu durum, ülkelerin NATO içindeki etkinliğini ve ittifakın genel caydırıcılık gücünü etkiliyor.
Global Firepower'ın bu sıralaması, her yıl güncellenerek uluslararası ilişkilerde referans kaynağı olarak kullanılıyor. Türkiye'nin dördüncü sıraya yerleşmesi, ülkenin savunma alanındaki iddiasını ortaya koyarken, önümüzdeki yıllarda yapılacak yatırımların sıralamayı daha da yukarı taşıyabileceği belirtiliyor.