ABD Başkanı Donald Trump ve NATO üyesi ülkelerin liderleri, iki gün sürecek kritik bir zirve için Ankara'da bir araya geliyor. Zirve, ABD'nin Avrupa güvenliğindeki geleneksel rolünü azaltma sinyalleri verdiği bir dönemde düzenleniyor. Gündemde savunma harcamalarının artırılması, Ukrayna'ya askeri destek, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığının geleceği ve İran savaşı sonrası bölgesel güvenlik konuları yer alıyor. Zirve, ittifakın geleceği açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Savunma harcamaları ve yük paylaşımı
NATO liderleri, Ankara Zirvesi'nde savunma harcamalarının GSYH'nin yüzde 2'sine çıkarılması hedefini yeniden ele alacak. ABD, uzun süredir Avrupalı müttefiklerin bu hedefe ulaşamamasını eleştiriyor. Trump yönetimi, özellikle Almanya ve Fransa gibi büyük ekonomilerin daha fazla katkı yapmasını bekliyor. Zirvede, savunma harcamalarının yanı sıra askeri kabiliyetlerin modernizasyonu ve ortak projeler de masada olacak.
Ukrayna'ya destek ve güvenlik garantileri
Ukrayna'ya yönelik askeri ve mali yardım, zirvenin en önemli başlıklarından biri. NATO ülkeleri, Ukrayna'nın savunmasını güçlendirmek için ek paketler üzerinde çalışıyor. Ancak ABD'nin Ukrayna'ya desteğini azaltabileceği endişeleri, Avrupalı müttefikleri alternatif mekanizmalar aramaya itiyor. Zirvede, Ukrayna'ya uzun vadeli güvenlik garantileri verilmesi ve NATO-Ukrayna Konseyi'nin rolünün artırılması da ele alınacak.
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığı
Zirvede, ABD'nin Avrupa'da konuşlu askeri gücünün geleceği de tartışılacak. Trump yönetimi, Avrupa'daki asker sayısını azaltma sinyali vermişti. Bu durum, Polonya ve Baltık ülkeleri başta olmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinde endişeyle karşılanıyor. NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesi ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması, zirvenin kritik maddeleri arasında.
İran sonrası bölgesel güvenlik
İran'da yaşanan savaşın ardından Orta Doğu'da oluşan güç boşluğu, NATO'nun güney kanadını ilgilendiriyor. Zirvede, Türkiye'nin ev sahipliğinde bölgesel güvenlik mimarisinin nasıl şekilleneceği konuşulacak. Özellikle İran'ın nükleer programı ve balistik füze kapasitesine karşı NATO'nun alacağı önlemler önemli bir başlık. NATO'nun Irak ve Suriye'deki varlığı da yeniden değerlendirilecek.
Yeni bir dönemin başlangıcı mı?
Ankara Zirvesi, ittifak içindeki transatlantik bağların geleceği açısından bir sınav niteliği taşıyor. ABD'nin Avrupa'dan kademeli olarak çekilmesi durumunda Avrupalı müttefiklerin kendi güvenliklerini sağlama kapasitesi sorgulanıyor. Uzmanlar, zirvenin sonuç bildirgesinde somut taahhütlerin yer alması halinde yeni bir dönemin başlayabileceğini belirtiyor. Ancak mevcut jeopolitik gerilimler ortamında ittifakın birliğini korumasının zor olduğu da göz ardı edilmemeli. Bu zirve, sadece askeri harcamaları değil, aynı zamanda NATO'nun tehdit algılamalarını ve ortak stratejisini de yeniden tanımlayabilir.