NATO'nun 'tarihi' olarak nitelendirilen Ankara Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Beştepe'de gerçekleştirilecek. Zirvede ittifakın yeni güvenlik mimarisi 'NATO 3.0' resmen şekillenecek. Dünya liderlerini ağırlayacak Türkiye, küresel güvenlik vizyonunda kritik bir dönemece imza atıyor.
NATO 3.0 neler getirecek
Zirvenin ana gündem maddesi, NATO'nun Soğuk Savaş sonrası dönüşümünü tamamlayarak hibrit tehditler, siber saldırılar ve yükselen güçlere karşı yeni bir konsept benimsemesi. 'NATO 3.0' olarak adlandırılan yapıda caydırıcılık ve savunma alanında yeni birimler oluşturulması, üye ülkeler arasında yük paylaşımının artırılması ve İttifak'ın küresel ortaklarla iş birliğinin derinleştirilmesi planlanıyor.
Türkiye'nin rolü ve beklentiler
Türkiye, zirve öncesinde terörle mücadele, Doğu Akdeniz'deki haklar ve mülteci krizi konularını gündeme taşımayı hedefliyor. Ankara'nın özellikle PKK/YPG ve FETÖ ile mücadelede NATO'nun somut adımlar atması bekleniyor. Ayrıca İsveç ve Finlandiya'nın üyelik süreçlerinin de zirvede ele alınması öngörülüyor. Erdoğan, ev sahibi olarak ittifak içinde Türkiye'nin stratejik önemini vurgulayacak.
Zirvede ayrıca Ukrayna-Rusya savaşı, savunma harcamaları, enerji güvenliği ve Çin'in artan etkisi gibi başlıklar da masada olacak. Liderler, NATO'nun 2030 vizyonu çerçevesinde yeni teknolojiler ve siber güvenlik alanında ortak politikalar belirleyecek.
NATO 3.0'ın oluşumu, savunma sanayii iş birliklerini de kapsıyor. Türkiye, yerli savunma sistemlerini tanıtarak ihracat potansiyelini artırmayı hedefliyor. S-400 ve F-35 konularındaki gerilimin yumuşaması da zirvede ele alınacak alt başlıklardan biri.
Zirve süresince Beştepe'de yoğun güvenlik önlemleri alınırken, Ankara'da trafik düzenlemeleri yapılacak. 7-8 Temmuz'da gerçekleşecek zirvenin ardından ortak bildiri yayımlanması bekleniyor.
Türkiye, iki yıl aradan sonra ilk kez bir NATO zirvesine ev sahipliği yaparak ittifak içindeki ağırlığını yeniden pekiştirmeyi amaçlıyor. NATO 3.0'ın Ankara'da doğması, sembolik olduğu kadar somut adımların da atıldığı bir süreci işaret ediyor. Zirve sonuçları, küresel güvenlik dengelerini yeniden şekillendirebilecek kararların alınmasına zemin hazırlayacak.