Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılına ait bir CİMER yanıtı, narkotik ve psikotropik veteriner ilaçlarının denetiminde yaşanan çelişkiyi gözler önüne serdi. Bakanlık, 2010 yılında özel bir ekip kurarak bu ilaçların kontrolünü sağlarken, 2026 yılındaki yanıtında yalnızca veteriner hekimlerin yetkili olduğunu belirtti. Bu durum, ilaç takibindeki zafiyetin yanı sıra kurumsal hafızanın kaybolduğu yönünde yorumlandı.
2010'da kurulan ekip, 2026'da yok
Tarım ve Orman Bakanlığı, 2010 yılında narkotik ve psikotropik veteriner ilaçlarının üretim, ithalat, satış ve kullanımını denetlemek amacıyla özel bir ekip oluşturmuştu. Bu ekip, ilaçların izlenmesi ve kayıt altına alınması için kapsamlı bir çalışma yürütüyordu. Ancak 2026 yılında bir vatandaşın CİMER üzerinden yaptığı başvuruya verilen yanıtta, bu ekipten hiçbir bahis yok. Yanıtta, narkotik veteriner ilaçlarının yalnızca veteriner hekimler tarafından reçete edilebileceği ve eczanelerde satılabileceği ifade edildi. Bu, 2010'daki uygulamanın kaldırıldığı anlamına geliyor.
Denetim zafiyeti endişesi
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan veteriner hekimler, narkotik ilaçların denetimindeki bu değişikliğin ciddi riskler barındırdığını belirtiyor. 2010'da kurulan ekip, ilaçların kötüye kullanımını önlemek ve kayıt dışı satışların önüne geçmek için sahada aktif olarak görev yapıyordu. Ekip üyeleri, veteriner kliniklerini ve eczaneleri denetleyerek ilaçların reçeteye uygun şekilde satılıp satılmadığını kontrol ediyordu. Yeni uygulamada ise bu denetimlerin kaldırılması, ilaçların kayıt dışı yollarla piyasaya sürülmesine ve hatta insan sağlığını tehdit edecek şekilde kullanılmasına zemin hazırlayabilir. Uzmanlar, özellikle fentanil ve morfin gibi güçlü ağrı kesicilerin veteriner hekimler tarafından yazılan reçetelerle eczanelerden temin edilmesinin, bu ilaçların sokakta uyuşturucu olarak satılma riskini artırdığına dikkat çekiyor.
Bakanlıktan çelişkili açıklamalar
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 tarihli CİMER yanıtı, 2010'daki uygulamaya ilişkin bilgi verilmemesi nedeniyle çelişki oluşturuyor. Bakanlık yetkilileri, yanıtın güncel mevzuata dayandığını ve 2010'daki ekiplerin o dönemin koşullarına göre oluşturulduğunu savundu. Ancak konuyla ilgili olarak Meclis gündemine taşınan soru önergelerinde, Bakanlık'ın narkotik ilaçların takibi konusunda yeterli altyapıya sahip olmadığı ve denetimlerin yetersiz kaldığı eleştirileri yapıldı. Muhalefet milletvekilleri, Bakanlık'ın bu konudaki tutumunu sert bir dille eleştirdi ve ilaçların kontrolünün yeniden özel bir ekip tarafından yapılması gerektiğini savundu.
Türkiye'nin narkotik ilaç politikası
Türkiye, narkotik ve psikotropik maddelerin kontrolü bağlamında uluslararası sözleşmelere taraf ve bu alanda ulusal mevzuatını geliştirmiş bir ülke konumunda. 2010 yılında oluşturulan denetim ekibinin akıbeti, ülkenin uyuşturucuyla mücadele politikasındaki sürekliliği tartışmaya açtı. Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasındaki yetki karmaşası, veteriner ilaçların takibinde zaman zaman aksamalara yol açıyor. 2026 yılında yapılan düzenlemeyle bu yetki tamamen Tarım ve Orman Bakanlığı'na geçmiş durumda; ancak bürokratik kadronun ve teknik altyapının yetersiz olduğu ifade ediliyor. Konunun uzmanları, veteriner hekimlerin narkotik ilaç reçeteleme yetkisinin sınırlandırılması ve her reçetenin elektronik ortamda izlenmesi gerektiğini öneriyor.
Bu durum, sadece hayvan sağlığını değil, halk sağlığını da yakından ilgilendiriyor. Narkotik ve psikotropik maddelerin denetimi, yalnızca ilaç firmalarının değil, veteriner hekimlerin ve eczacıların da uyması gereken katı kuralları beraberinde getiriyor. Denetim mekanizmasının güncellenmemesi, gelecekte ciddi suistimallere kapı aralayabilir.