Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 2023 yılında kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın babası Arif Güran, kızının ölümünün aydınlatılması için Diyarbakır'dan Ankara'ya yürüyeceğini duyurdu. Cinayetin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen failin veya faillerin tam olarak ortaya çıkarılamaması, aileyi harekete geçirdi. Baba Güran, adaletin sağlanması için Cumhurbaşkanlığı'na kadar yürüyerek sesini duyuracağını belirtti.
Narin Güran cinayetinde iki yıl geride kaldı
Narin Güran, 2023 yılı Ağustos ayında Tavşantepe Mahallesi'nde kaybolmuş, yapılan geniş çaplı arama çalışmalarının ardından 19 gün sonra dere yatağında cesedi bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında bazı şüpheliler gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Ancak aradan geçen iki yıla rağmen dava süreci devam ediyor ve aile, gerçek faillerin cezalandırılmadığını düşünüyor.
Arif Güran, yaptığı açıklamada, "Kızımın katilleri hâlâ tam olarak hesap vermedi. Adaletin tecellisi için Diyarbakır'dan Ankara'ya yürüyeceğim. Cumhurbaşkanlığı'na kadar gidip sesimi duyuracağım" ifadelerini kullandı. Baba Güran, yürüyüşünün barışçıl bir şekilde gerçekleşeceğini ve amacının kamuoyunun dikkatini canlı tutmak olduğunu vurguladı.
Yürüyüş güzergâhı ve planlanan tarih
Arif Güran'ın yürüyüşünün ne zaman başlayacağı henüz netleşmedi. Ancak edinilen bilgilere göre, Güran'ın önümüzdeki günlerde Diyarbakır'dan yola çıkması bekleniyor. Yürüyüşün yaklaşık 1000 kilometrelik bir mesafeyi kapsayacağı ve birkaç hafta süreceği tahmin ediliyor. Güran, yürüyüş boyunca çeşitli illerde mola vererek yerel halkla ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeyi planlıyor.
Bu eylem, Türkiye'de son yıllarda artan çocuk cinayetleri ve kadına yönelik şiddet olaylarına karşı toplumsal duyarlılığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Narin Güran davası, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve birçok kesimden destek görmüştü. Baba Güran'ın yürüyüşüne çeşitli sivil toplum örgütlerinin ve vatandaşların destek vermesi bekleniyor.
Dava süreci ve kamuoyu baskısı
Narin Güran cinayetiyle ilgili dava Diyarbakır'da devam ediyor. İddianamede, Narin'in ölümüne ilişkin çeşitli deliller ve tanık ifadeleri yer alıyor. Ancak aile, yargı sürecinin yavaş ilerlediğini ve bazı şüphelilerin cezasız kaldığını öne sürüyor. Arif Güran, daha önce de birkaç kez basın açıklaması yaparak yetkililere çağrıda bulunmuştu.
Uzmanlar, baba Güran'ın yürüyüşünün kamuoyu baskısını artırarak davanın seyrini etkileyebileceğini belirtiyor. Benzer şekilde, geçmişte bazı ailelerin adalet arayışı için yürüyüşler düzenlediği ve bu eylemlerin ses getirdiği biliniyor. Narin Güran davası, Türkiye'de çocuk hakları ve adalet sistemi tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Toplumsal tepkiler ve adalet arayışı
Narin Güran'ın ölümü, Türkiye'de geniş bir üzüntü ve öfke yaratmıştı. Sosyal medyada #NarinGüran etiketiyle milyonlarca paylaşım yapılmış, birçok ünlü isim ve siyasetçi adalet çağrısında bulunmuştu. Baba Arif Güran'ın yürüyüş kararı, bu hassasiyetin hâlâ canlı olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, çocuk cinayetlerinin önlenmesi için yasal düzenlemeler ve toplumsal farkındalık çalışmaları da gündemde. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocuk koruma politikalarını güçlendirmeye yönelik adımlar atmış olsa da, olayların ardı arkası kesilmiyor. Narin'in babasının yürüyüşü, bu konuda daha etkili önlemler alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Narin Güran'ın babası Arif Güran'ın Diyarbakır'dan Ankara'ya yürüme kararı, sadece bir babanın kızı için adalet arayışı değil, aynı zamanda Türkiye'de yargıya güvenin ve çocuk güvenliğinin sorgulandığı bir dönemde önemli bir toplumsal mesaj niteliği taşıyor. Yürüyüşün nasıl sonuçlanacağı ve davanın seyrini nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor. Kamuoyunun desteği, bu tür eylemlerin ses getirmesi açısından kritik önemde.