Anahtar Parti Konya İl Başkanı Abdullah Kaplan, Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda düzenlediği basın açıklamasında, yabancı plakalı araçların Türk nakliye sektöründe yarattığı haksız rekabete sert tepki gösterdi. Kaplan, yerli taşımacıların ağır maliyetler altında ezildiğini, yabancı araçların ise düşük maliyet avantajıyla piyasayı ele geçirdiğini belirtti. Açıklama, sektör temsilcileri ve bölge esnafı tarafından geniş yankı buldu.
Yabancı Plakalı Araçlara Geçiş Kolaylığı Eleştirisi
Kaplan, özellikle Hamzabeyli Sınır Kapısı'ndan ülkeye giren yabancı plakalı taşıtların, mevzuat boşluklarından faydalandığını savundu. Bu araçların Türkiye içinde yurtiçi yük taşımacılığı yapabildiğini, hatta kimi zaman üçüncü ülke taşımalarında dahi serbestçe faaliyet gösterdiğini iddia etti. Türk nakliyecilerin akaryakıt, sigorta, bakım, vergi ve personel giderleriyle boğuştuğunu vurgulayan Kaplan, yabancı firmaların bu yükümlülüklerden muaf tutulmasının adil olmadığını dile getirdi. "Yerli esnafımızın ekmeğiyle oynanıyor" diyen Kaplan, hükümetin bir an önce denetimleri sıkılaştırması gerektiğini ifade etti.
Sektör kaynaklarına göre, son dönemde sınır kapılarından giriş yapan yabancı plakalı çekici ve kamyon sayısında gözle görülür bir artış var. Bu araçların önemli bir kısmı, Türkiye'deki yükleme noktalarına doğrudan giderek yurtiçi taşımacılık yapıyor. Uluslararası taşımacılık kuralları gereği yabancı araçların yalnızca transit geçiş veya kendi ülkelerine yönelik taşıma yapması gerekirken, fiili durumun farklı olduğu öne sürülüyor. Bu durum, Türk nakliyecilerin rekabet gücünü zayıflatıyor.
Sektörün Sorunları ve Çözüm Önerileri
Kaplan, açıklamasında sadece sorunları sıralamakla kalmadı, çözüm önerilerini de kamuoyuyla paylaştı. Öncelikle sınır kapılarında etkin denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirtti. Yabancı araçların hangi amaçla ülkeye girdiğinin titizlikle takip edilmesi, belgesiz veya kurallara aykırı taşımacılık yapanlara ağır yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu. Ayrıca yerli nakliyecilerin desteklenmesi için akaryakıt vergilerinde indirim, sigorta primlerinde iyileştirme ve finansman kolaylığı gibi teşviklerin hayata geçirilmesini istedi.
Anahtar Parti Konya İl Başkanı, sorunun sadece Konya veya Hamzabeyli ile sınırlı olmadığını, tüm sınır kapılarında benzer şikayetlerin olduğunu vurguladı. Bu nedenle konunun ulusal düzeyde ele alınması gerektiğini söyledi. Nakliye sektörünün ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olduğunu hatırlatan Kaplan, sektörün çökertilmesi halinde bunun doğrudan ihracatı ve istihdamı vuracağını belirtti.
Hükümete ve İlgili Kurumlara Çağrı
Kaplan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı'nı göreve çağırdı. Mevcut mevzuatın gözden geçirilmesi, yabancı plakalı araçlara yönelik kota veya ek kısıtlamalar getirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Gümrük Muhafaza ekiplerinin sahada daha aktif olması ve ihlallere karşı caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini söyledi. "Eğer bir ülkede yerli üretici ve taşımacı korunmuyorsa, orada ekonomik bağımsızlıktan söz edilemez" diyen Kaplan, kamuoyunu duyarlı olmaya davet etti.
Nakliye sektörü temsilcileri de son yıllarda artan maliyetler ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle zor günler geçirdiklerini dile getiriyor. Yerli firmalar, yabancı araçların piyasaya girmesiyle birlikte navlun fiyatlarının düştüğünü, kâr marjlarının eridiğini belirtiyor. Özellikle uluslararası taşımacılık yapan firmalar, yabancı rakiplerinin düşük fiyat politikaları karşısında iş kaybettiğini ifade ediyor.
Arka Plan: Mevzuat ve Uygulama Boşlukları
Türkiye'de yabancı plakalı araçların taşımacılık faaliyetleri, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle düzenleniyor. Ancak sektör uzmanları, denetim eksikliği ve mevzuattaki belirsizlikler nedeniyle yabancı araçların yurtiçi taşımacılık yapabildiğini savunuyor. Özellikle serbest dolaşım anlaşmaları çerçevesinde gelen araçların, yükleme boşaltma sürelerini aşarak ülkede kalması ve yurtiçi yük alması yaygın bir şikayet konusu.
Geçmişte benzer sorunlar zaman zaman gündeme gelmiş, sektör temsilcileri çeşitli eylemler düzenlemişti. Ancak kalıcı bir çözüm üretilemediği için sorun kronikleşmiş durumda. Uzmanlar, Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi yabancı araçlara yönelik sıkı denetim ve izin sisteminin Türkiye'de de etkin şekilde uygulanması gerektiğini belirtiyor.
Sonuç olarak, Anahtar Parti'nin Hamzabeyli Sınır Kapısı'ndaki açıklaması, nakliye sektörünün uzun süredir dile getirdiği haksız rekabet sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. Yetkililerin acilen harekete geçmesi, hem yerli taşımacıların korunması hem de sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. Aksi halde, Türk nakliye firmalarının rekabet gücünü yitirmesi ve istihdam kayıplarının yaşanması kaçınılmaz görünüyor.