Afrika'nın en büyük gecekondu mahallelerinden biri olan Kenya'nın başkenti Nairobi'deki Kibera'da hayat, paslı teneke çatılar altında geçerken, Türk yardım kuruluşlarının varlığı bölge halkında umut ışığı oluyor. "Türk'se yardıma gelmiştir" sözü, Kibera sokaklarında sıkça duyulan bir ifade haline geldi. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve diğer sivil toplum kuruluşları, sağlık, eğitim ve altyapı alanlarında yürüttükleri projelerle Kenya'nın en yoksul bölgelerinden birinde fark yaratıyor.
Türk yardım eli Kibera'da
Kibera, yaklaşık 2,5 kilometrekarelik bir alanda 1 milyona yakın insanın yaşadığı, elektrik ve temiz su gibi temel ihtiyaçların bile kısıtlı olduğu bir bölge. TİKA'nın burada yaptığı çalışmalar arasında bir sağlık kliniği, okul ve mesleki eğitim merkezi bulunuyor. Bölge sakinlerinden John Ochieng, "Türkler geldiğinde önce şüpheyle yaklaştık ama şimdi onların samimiyetini gördük. Çocuklarımız artık okula gidebiliyor, hastalandığımızda ücretsiz tedavi olabiliyoruz" ifadelerini kullanıyor. Türk Kızılayı da gıda yardımı ve su kuyusu projeleriyle bölgede etkin rol oynuyor.
Kenya-Türkiye ilişkilerinde yeni dönem
Bu yardım faaliyetleri, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin de güçlenmesine katkı sağlıyor. Türkiye'nin Nairobi Büyükelçiliği, 2024 yılında iki ülke ticaret hacminin 500 milyon dolara ulaştığını açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2023'teki Kenya ziyareti sırasında imzalanan anlaşmalar, eğitim ve sağlık alanındaki iş birliğini derinleştirdi. Kenya Devlet Başkanı William Ruto, Türk yardımlarının Afrika'da sömürgeci yaklaşımdan farklı olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, kazan-kazan anlayışıyla geliyor. Bu, Afrika için yeni bir model" dedi.
Bölgedeki diğer bir proje ise Türk müteahhitler tarafından yapılan Nairobi-Uluslararası Havalimanı bağlantı yolu. Bu yolun tamamlanmasıyla Kibera'nın ulaşım sorunlarının azalması bekleniyor. Ayrıca Türk Hava Yolları'nın Nairobi seferlerini artırması, turizm ve ticaret hacmine olumlu yansıyor.
Türk yardım kuruluşlarının Kibera'da yürüttüğü çalışmalar, sadece acil ihtiyaçları karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal kalkınmaya da katkıda bulunuyor. Mesleki eğitim merkezinde terzilik, marangozluk ve bilgi teknolojileri alanında kurslar veriliyor. Kursiyerlerden Fatima Ali, "Burada öğrendiğim terzilik sayesinde aileme destek olabiliyorum. Türkiye'ye minnettarım" diyor.
Bununla birlikte, bazı çevreler Türk yardımlarının jeopolitik hedefler taşıdığı eleştirisini yapıyor. Ancak Kibera sakinlerinin büyük çoğunluğu bu eleştirilere katılmıyor. Yerel bir muhtar olan Samuel Kiprop, "Bize hastane, okul yapıyorlar. Bunun siyasetle ne ilgisi var? Önemli olan ihtiyaç sahiplerine ulaşılması" şeklinde konuşuyor.
Afrika'nın farklı bölgelerinde artan Türk yardımları, kıtadaki yumuşak güç arttırma stratejisinin bir parçası. Türkiye, Somali'den Nijer'e kadar birçok ülkede okul, hastane ve cami inşa ediyor. Bu durum, Batılı ülkelerin Afrika politikalarına kıyasla daha fazla sempati topluyor. Uzmanlar, Türkiye'nin Afrika açılımının devam etmesi halinde kıtadaki etkisinin daha da artacağını öngörüyor.
Sonuç olarak, Nairobi sokaklarında yankılanan "Türk'se yardıma gelmiştir" sözü, TİKA ve diğer Türk kuruluşlarının sahada yarattığı etkinin bir yansıması. Kibera gibi unutulmuş mahallelerde hayatın yeniden canlanması, insani diplomasinin gücünü ortaya koyuyor. Türkiye'nin bu yaklaşımı, sadece bugünün değil, geleceğin de yatırımı olarak değerlendirilebilir.