Hain darbe girişiminin yaşandığı gece iki oğlu ile damadını şehit veren 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen, aradan geçen 10 yıla rağmen acısının dinmediğini söylüyor. İstanbul’da yaşayan Muzaffer nine, o geceyi ve sonrasını anlatırken gözyaşlarına hâkim olamıyor: “Şuralara çarptım kendimi acı haberi duyunca. O acı duruyor işte, hiç silinmiyor. Seneler geçti, acı geçmiyor…”
Üç evladını aynı gecede kaybetti
15 Temmuz 2016 gecesi, Muzaffer Gülşen’in iki oğlu ve damadı, darbecilerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Aile, aynı anda üç şehit birden verdi. Muzaffer nine, o geceyi anlatırken sözleri kesiliyor: “Televizyonda bir şeyler dönüyordu. Çocuklarım dışarıdaydı. Bir baktım haberlerde tanklar, askerler… İçime bir sıkıntı düştü. Sonra haber geldi: Oğlum vurulmuş. Sonra öbür oğlum, sonra damadım… Üçünü birden kaybettim.”
“Acı hiç dinmiyor”
Yıllardır şehit yakınlarına yönelik düzenlenen etkinliklere katılan Muzaffer Gülşen, bu süreçte devletin ve sivil toplum kuruluşlarının desteğini gördüğünü ancak evlat acısının tarifsiz olduğunu belirtiyor. “Her 15 Temmuz’da yeniden o günü yaşıyorum. Çocuklarım benden önce gitti. Ama onlar vatan için gitti, onur duyuyorum. Yine de anne yüreği dayanmıyor. Acı geçmiyor, geçecek gibi değil.”
Devletten şehit ailelerine yönelik çalışmalar
Türkiye genelinde 15 Temmuz şehit yakınlarına yönelik çeşitli psikososyal destek programları uygulanıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında şehit ailelerine maddi ve manevi destek sağlanıyor. Ayrıca her yıl 15 Temmuz’da düzenlenen anma etkinlikleriyle şehitler anılıyor, aileler bir araya gelerek acılarını paylaşıyor. Muzaffer nine gibi birçok aile, bu buluşmalarda teselli buluyor.
Muzaffer Gülşen’in anlattığı bu acı, 15 Temmuz gecesi yaşananların sadece bir kesiti. O gece 251 kişi şehit oldu, binlerce kişi yaralandı. Darbe girişimi, Türkiye’nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Ancak şehit ailelerinin ortaya koyduğu dik duruş, milletin hafızasında yer etti. Muzaffer nine gibi yürekler, bu toprakların bedelini canlarıyla ödeyenlerin sessiz tanıkları olarak yaşamaya devam ediyor.