Sendikaların yoğun tepkilerine karşın iktidar, mülakatla sözleşmeli personel alınabilecek unvan listesini bir kez daha genişletti. Yeni düzenlemeyle Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Devlet Arşivleri Başkanlığı’na, KPSS puanına ek olarak sadece mülakatla sözleşmeli personel alımının önü açıldı. Bu durum, kamu istihdamında liyakat ilkesinin zedelendiği ve torpile kapı aralandığı eleştirilerini beraberinde getirdi.
Hangi kurumlar listeye eklendi?
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla, daha önce belirlenen 35 unvana ek olarak yeni unvanlar da mülakatla alım yapılabilecekler arasına girdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde antrenör, spor uzmanı gibi kadrolar; Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda ise arşiv uzmanı ve arşiv teknisyeni gibi pozisyonlar artık KPSS sonucu yerine doğrudan mülakatla doldurulabilecek. Bu değişiklikle birlikte mülakatla alım yapılabilecek toplam unvan sayısı 40’ı aştı.
Hükümet yetkilileri, mülakat uygulamasının ‘nitelikli personel’ seçmek için gerekli olduğunu savunurken, muhalefet ve kamu sendikaları uygulamanın keyfiliğe ve kayırmacılığa yol açacağını belirtiyor. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) yaptığı yazılı açıklamada, “Mülakat, torpil ve adam kayırmanın kurumsallaşmasıdır. KPSS gibi nesnel bir ölçütün yanı sıra mülakat uygulaması, kamu hizmetine girişte fırsat eşitliğini ortadan kaldırıyor” ifadelerine yer verdi.
Sendikaların tepkisi ve geçmiş düzenlemeler
Mülakatla personel alımı uygulaması ilk olarak 2022 yılında yürürlüğe giren bir düzenlemeyle başlatılmıştı. O tarihte 25 unvan için geçerli olan uygulama, zaman zaman yapılan eklemelerle genişletilmişti. Her genişleme sonrası kamuoyunda oluşan tepkilere rağmen hükümet, mülakat usulünü yaygınlaştırmaya devam etti.
Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK gibi büyük konfederasyonlar, uygulamanın Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunuyor. Sendikalar, mülakat komisyonlarının oluşumunda şeffaflık olmadığını ve değerlendirme kriterlerinin net olmadığını vurguluyor. Özellikle genç işsizlerin KPSS’ye hazırlanmak için yıllarını verdiği bir ortamda, mülakatın adil olmadığı yönündeki eleştiriler giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Mülakatla personel alımının yanı sıra, sözleşmeli personel statüsü de tartışma konusu. Sözleşmeli personel, kadrolu memurlara göre daha düşük ücret ve sosyal haklarla çalışıyor, aynı işi yapmasına rağmen farklı statüde bulunuyor. Bu durum, kamu çalışanları arasında bir statü farklılaşması yaratıyor.
Değerlendirme
Kamu istihdamında liyakat ve şeffaflık ilkelerinin korunması, demokratik hukuk devletinin olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Mülakat uygulamasının genişletilmesi, kısa vadede hükümete atama süreçlerinde esneklik sağlasa da, uzun vadede kamu kurumlarında güven ve adalet duygusunu zedeleyebilir. Nesnel sınav sonuçları yerine sübjektif mülakat değerlendirmelerinin ön plana çıkması, kamu hizmetine girişte fırsat eşitliğini tehdit ediyor. Bu nedenle, sivil toplum kuruluşlarının ve muhalefet partilerinin uyarıları dikkate alınmalı, kamu personel rejimi daha şeffaf ve liyakate dayalı bir yapıya kavuşturulmalıdır.