Adalet Bakanı Akın Gürlek, merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Ankara merkezli 16 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğini ve 33 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bakan Gürlek, 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, 45 kişinin gözaltı kararının bulunduğunu, halen 33’ünün gözaltına alındığını ve 2 kişinin arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Soruşturmanın ayrıntıları ve operasyonun kapsamı
Bakan Gürlek’in açıklamasına göre, soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. 16 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınan 33 şüpheli, sağlık kontrolünün ardından ifadeleri alınmak üzere emniyet birimlerine götürüldü. Gözaltı kararı verilen 45 kişiden 2’sinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor. Soruşturma kapsamında 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı, bunlardan bazılarının daha önce ifadesinin alındığı öğrenildi.
Operasyonun merkezi Ankara olmakla birlikte, gözaltıların yapıldığı iller arasında İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Konya, Kayseri, Sivas, Kahramanmaraş, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mersin’in bulunduğu bildirildi. Emniyet kaynakları, gözaltına alınanların arasında eski kamu görevlileri, pilotlar, hava trafik kontrolörleri ve özel sektör çalışanlarının yer aldığını belirtti. Soruşturmanın, kazanın ardından yürütülen teknik incelemeler ve tanık ifadeleri doğrultusunda genişletildiği ifade edildi.
Kazanın ardından yürütülen soruşturma süreci
25 Mart 2009 tarihinde, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişi, Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarında helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Kaza sonrası başlatılan ilk soruşturma, olayın “doğal afet” veya “olumsuz hava koşulları” kaynaklı olduğu yönünde raporlanmış, ancak kamuoyunda ve Yazıcıoğlu’nun ailesi ile partililerin ısrarlı talepleri üzerine dosya yeniden açılmıştı.
Yıllar içinde yapılan itirazlar ve yeni deliller, kazanın ardındaki olası ihmal veya kast unsurlarının araştırılmasını gündeme getirdi. 2013’te dönemin Başbakanı tarafından verilen talimatla özel bir ekibin kurulduğu, 2014’te ise TBMM’de bir araştırma komisyonu oluşturulduğu biliniyor. Komisyon raporunda, kurtarma çalışmalarındaki gecikmeler ve iletişim eksiklikleri eleştirilmiş, ancak sorumlular hakkında herhangi bir yargısal işlem yapılmamıştı.
Son operasyon, soruşturmanın geldiği aşamayı göstermesi bakımından dikkat çekiyor. Adalet Bakanı Gürlek, “Soruşturma titizlikle sürdürülüyor. Kamuoyunun vicdanını rahatlatacak şekilde sonuçlandırılacaktır” ifadelerini kullandı. Bakanlık kaynakları, gözaltına alınanların ifadelerinin alınmasının ardından savcılık talimatıyla serbest bırakılabileceklerini veya tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilebileceklerini aktardı.
Kamuoyu ve siyasi yansımalar
Operasyon, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesi ve sevenleri tarafından olumlu karşılandı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaptığı yazılı açıklamada, “Yıllardır bu dosyanın peşindeyiz. Adaletin tecellisi için atılan her adımı destekliyoruz” dedi. Yazıcıoğlu’nun kızı Firdevs Yazıcıoğlu ise sosyal medya hesabından, “Babamın ve arkadaşlarının ölümüne sebep olanların hesap vermesi için bu soruşturma kritik bir eşik” paylaşımında bulundu.
Muhalefet partileri ise operasyonun zamanlamasına ilişkin soru işaretlerini dile getirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “15 yıl sonra gelen gözaltılar, gerçek sorumluları korumaya yönelik bir göstermelik olabilir. Soruşturmanın derinleştirilmesi ve kaza öncesi-sonrası tüm iletişim kayıtlarının incelenmesi gerekir” dedi. İYİ Parti sözcüsü ise “Kazanın üzerindeki sis perdesi kalkmalı, siyasi sorumluluk varsa ortaya çıkarılmalı” açıklamasını yaptı.
Hukukçular, soruşturmanın seyrini değerlendirirken, gözaltı sayısının fazlalığına dikkat çekiyor. Ceza hukuku profesörü Dr. Ahmet K., “47 şüpheli hakkında işlem başlatılması, olayın birden fazla faili olduğu varsayımına dayanıyor. Ancak delillerin somutluğu ve mahkeme önünde tutarlılığı önemli. Aksi halde dosya yine sonuçsuz kalabilir” dedi. Soruşturmanın önümüzdeki günlerde yeni gözaltılar veya ifade alma işlemleriyle genişleyebileceği belirtiliyor.
Bağımsız değerlendirme
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde derin izler bırakan olaylardan biri. Yıllardır süren belirsizlik, hem aileyi hem de kamuoyunu yordu. Bugünkü operasyon, hukuki sürecin nihayet somut adımlarla ilerlediğini gösterse de, asıl sınav yargı aşamasında verilecek. Gözaltıların sayısı tek başına adaletin sağlandığı anlamına gelmiyor; önemli olan, delillerin sağlamlığı ve soruşturmanın siyasi baskılardan uzak yürütülmesi. Eğer bu dosya gerçekten aydınlatılırsa, sadece Yazıcıoğlu ailesi değil, benzer şekilde kaybedilen tüm vatandaşlar için de emsal teşkil eder. Aksi durumda, 15 yıllık bekleyiş yeni bir hayal kırıklığına dönüşür. Kamuoyu, süreci dikkatle izliyor.