Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma kapsamında 25 kişi gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, aralarında dönemin bazı bürokratları ve askeri personelin de bulunduğu şüpheliler ifade vermek üzere emniyete götürüldü. Olayın üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen dosyanın kapanmaması ve yeni gelişmeler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Soruşturmanın boyutları genişliyor
Edinilen bilgiye göre, gözaltına alınanlar arasında kaza anında bölgede görev yapan hava trafik kontrolörleri, askeri yetkililer ve sivil havacılık görevlileri bulunuyor. Soruşturma kapsamında daha önce bilirkişi raporlarında eksiklik olduğu iddia edilen bazı hususlar yeniden değerlendiriliyor. Özellikle helikopterin düşüş nedeni ve kaza öncesi iletişim kayıtları üzerinde duruluyor. Müfettişler, olay gününe ait radar kayıtlarını ve sesli haberleşme dökümlerini mercek altına aldı. Ayrıca helikopterin bakım kayıtları ve teknik arıza iddiaları da tekrar inceleniyor.
Davanın geçmişi ve ailelerin tepkisi
Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'tan Yozgat'a giderken helikopterinin düşmesi sonucu yaşamını yitirmişti. Kazada Yazıcıoğlu'nun yanı sıra dönemin BBP Genel Sekreteri Yalçın Kaya, il başkanları Erhan Üstündağ ve Erhan Erçel, parti yöneticisi Harun Şen ve gazeteci İsmail Güneş de hayatını kaybetmişti. Aileler uzun yıllardır kazanın şüpheli olduğunu ve adli soruşturmanın yetersiz kaldığını savunuyordu. Yeni gözaltılar, aileler tarafından memnuniyetle karşılanırken, adaletin yerini bulması için sürecin takipçisi olacaklarını belirttiler.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şahısların emniyetteki işlemleri sürerken, savcılık dosyadaki gizlilik kararını kaldırarak bazı belgeleri kamuoyuyla paylaşmayı planlıyor. Uzmanlar, bu tür kazalarda zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğunu hatırlatarak, soruşturmanın hızlandırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Siyasi partilerden de açıklamalar gelirken, Muhsin Yazıcıoğlu'nun anısına saygı gösterilmesi ve gerçeklerin ortaya çıkması çağrısı yapılıyor.