Muğla'nın Marmaris ilçesinde, İncekum Plajı'nda denize giren çocukların aynı sağlık şikayetleriyle Çocuk Acil Servisi'ne başvurması endişe yarattı. Vaka sayılarındaki ani artışı fark eden bir hekim, hastaların tamamının aynı plajdan geldiğini tespit etti. Çevreciler, geçen yıl koruma alanı statüsü kaldırılarak özelleştirilen koydaki yetersiz altyapının, halk sağlığını tehdit ettiğini belirtiyor.
Hekim uyarısı ve vaka artışı
Marmaris Devlet Hastanesi Çocuk Acil Servisi'nde görevli bir doktor, son günlerde benzer şikayetlerle gelen hasta sayısındaki artışı fark etti. Çocuklarda deri döküntüleri, kusma ve ishal gibi belirtiler tespit eden doktor, hastaların ortak noktasının İncekum Plajı olduğunu belirledi. Hekimin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım büyük yankı uyandırdı. Paylaşımda, "Kısa sürede aynı plajdan gelen onlarca hasta gördük. Bu bir tesadüf olamaz" ifadeleri yer aldı.
Koruma alanından özelleştirmeye
İncekum Plajı, geçen yıla kadar koruma alanı statüsündeydi. Ancak alınan bir kararla özelleştirilerek özel bir işletmeye devredildi. Çevre örgütleri, bu kararın ardından bölgede altyapı yetersizliğinin baş gösterdiğini savunuyor. Plaj çevresindeki atık su arıtma tesisinin kapasitesinin yetersiz olduğunu belirten çevreciler, denize karışan atıkların sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguluyor.
Uzmanlardan uyarılar
Enfeksiyon hastalıkları uzmanları, deniz kirliliğinin özellikle çocuklar için büyük risk oluşturduğunu belirtiyor. Uzmanlar, "Kirli sularda bulunan bakteri ve virüsler, deri teması veya su yutulması yoluyla çeşitli hastalıklara neden olabilir" açıklamasında bulundu. Vatandaşların denize girmeden önce su kalitesi raporlarını kontrol etmeleri gerektiği uyarısı yapıldı.
Belediye ve bakanlık harekete geçti mi?
Marmaris Belediyesi, konuyla ilgili su numuneleri aldıklarını ve sonuçları beklediklerini duyurdu. Sağlık Bakanlığı ise bölgeye ekipler gönderdiğini ve inceleme başlatıldığını açıkladı. Ancak çevre örgütleri, alınan önlemlerin yetersiz olduğunu ve kalıcı çözümler üretilmesini talep ediyor.
Bağımsız değerlendirme: Bu olay, doğal alanların ticari amaçlarla kullanımı sonucu ortaya çıkan sağlık risklerini bir kez daha gündeme getirdi. Koruma alanı statüsünün kaldırılmasının ardından yaşanan bu tablo, sürdürülebilir turizm ve halk sağlığı politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Yetkililerin, benzer durumların yaşanmaması için denetimleri artırması ve altyapı yatırımlarını hızlandırması büyük önem taşıyor.