Muğla'nın Akyaka Mahallesi'nde kamuya ait kıyı şeridinin işletmelerce yasadışı şekilde işgal edilmesi ve vatandaşın denize ücretsiz erişiminin engellenmesi üzerine Gökova Ekolojik Yaşam Derneği harekete geçti. Dernek, hem yasadışı yapılaşmaya göz yuman kamu görevlileri hem de işgalciler hakkında toplam 17 ayrı suç duyurusunda bulundu. Başvurular, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunuldu.
Kıyı Kanunu ve Anayasa İhlali İddiası
Dernek avukatları tarafından hazırlanan dilekçelerde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 43. maddesi ve Kıyı Kanunu'nun açık hükümlerine rağmen, kıyıların kamu yararına kullanılması ilkesinin çiğnendiği vurgulandı. Akyaka'daki bazı işletmelerin, plajları tel örgülerle çevirdiği, şezlong ve şemsiyelerle işgal ettiği, vatandaşların denize girişini ücretli hale getirdiği belirtildi. Bu durumun, Anayasa'nın "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir" hükmüne aykırı olduğu ifade edildi.
Suç duyurularında, işletmeciler hakkında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olacak şekilde kıyıyı işgal etmek" ve "genel güvenliğin tehlikeye sokulması" gibi suçlamalar yer alırken, kamu görevlileri hakkında ise "görevi kötüye kullanma" ve "zimmet" suçlamaları yöneltildi. Ayrıca, belediye ve kaymakamlık yetkililerinin işgalleri tespit etmesine rağmen yasal işlem yapmadığı veya yetersiz kaldığı öne sürüldü.
Yurttaşın Plaj Hakkı Mücadelesi
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği Başkanı [İsim], konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Kıyılar herkesindir. Bu işgaller, halkın anayasal hakkını gasp etmek anlamına gelir. Bizler, Akyaka'nın doğal güzelliklerini ve halkın denize erişimini korumak için hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugüne kadar idari başvurularımız sonuçsuz kaldı, bu nedenle adli süreci başlattık" dedi. Dernek, benzer işgallerin Türkiye genelinde yaygın olduğunu, bu davanın emsal niteliği taşıyacağını umduklarını da sözlerine ekledi.
Akyaka sakinleri de durumdan şikayetçi. Uzun yıllardır bölgede yaşayan emekli öğretmen Fatma T., "Eskiden plaja ücretsiz girerdik, çocuklarımızı rahatça getirirdik. Şimdi birçok yer özel işletmelerin elinde, giriş ücreti istiyorlar. Bu haksızlık, bir an önce çözülmeli" diye konuştu. Yerel basına yansıyan haberlerde, Gökova Körfezi'nin eşsiz kumsallarının bir kısmının işletmeler tarafından kapatıldığı, bazılarında ise vatandaşların sadece dar bir koridordan denize girebildiği belirtildi.
Geçmişten Günümüze Kıyı İşgalleri
Kıyı işgali sorunu, Türkiye'nin özellikle turistik bölgelerinde uzun yıllardır gündemde. 1982 Anayasası ve 1990 tarihli Kıyı Kanunu, kıyıların kamu yararına kullanılmasını zorunlu kılıyor. Ancak uygulamada, özellikle yaz aylarında işletmelerin plajları ücretli kullanıma açması ya da tamamen kapatması sıkça yaşanan bir durum. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı zaman zaman denetimler yapsa da, yerel yönetimlerin ihmali ve yaptırımların yetersizliği nedeniyle sorun çözülemiyor. Bu durum, hem yerel halkın hem de tatilcilerin tepkisini çekiyor; sosyal medyada da sık sık gündem oluyor.
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği'nin açtığı bu hukuki süreç, kıyı işgallerine karşı toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor. Dernek, benzer durumdaki diğer bölgelerde de harekete geçilmesi çağrısında bulunuyor. Uzmanlar, kıyıların korunması için yasal düzenlemelerin yanı sıra etkin denetim ve caydırıcı cezaların şart olduğunu vurguluyor. Bu davanın sonucu, Türkiye'deki kıyı yönetimi politikalarına yön verebilir.
Gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.