Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, 13 yıllık aranın ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nı güncelleyerek 2026 sürümünü kamuoyuna sundu. Kurumun 91. kuruluş yıl dönümünde tanıtılan haritada, detaylı saha çalışmaları sonucu aktif fay sayısı 500'den 700'e yükseldi. Harita, deprem riski taşıyan bölgelerin yeniden belirlenmesine olanak tanıyor.
Yeni fay haritası neler getiriyor?
MTA Genel Müdürlüğü, 2026 Türkiye Diri Fay Haritası'nı oluştururken son teknoloji jeofizik yöntemler ve saha gözlemlerinden yararlandı. 2013 yılındaki önceki haritaya kıyasla 200 yeni fay segmenti eklendi. Güncellenen harita, deprem tehlikesi altındaki illerin yanı sıra fayların geçtiği hassas noktaları da ayrıntılı olarak gösteriyor. Özellikle Marmara Bölgesi, Ege ve Doğu Anadolu fay hattı üzerindeki yoğunluk dikkat çekiyor.
Bilimsel çalışmalar ışığında güncelleme
Haritanın hazırlanmasında MTA bünyesindeki jeolog, jeofizikçi ve deprem mühendislerinden oluşan ekip görev aldı. Çalışmalar sırasında paleosismolojik hendek kazıları, GPS ölçümleri ve tarihsel deprem kayıtları kullanıldı. Bu sayede fayların geçmişteki kırılma döngüleri ve atım miktarları belirlendi. MTA yetkilileri, güncellenen haritanın deprem hazırlık ve risk azaltma çalışmalarına önemli katkı sağlayacağını vurguladı.
Yeni haritada en büyük değişikliklerden biri, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın doğu ucunda ve Ege Bölgesi'ndeki graben sistemlerinde yaşandı. Ayrıca, daha önce diri kabul edilmeyen bazı fayların aktif olduğu tespit edildi. Harita, belediyeler ve kamu kurumları tarafından imar planlaması, yapı denetimi ve afet yönetimi süreçlerinde kullanılabilecek.
Konuyla ilgili değerlendirme yapan deprem uzmanları, fay sayısındaki artışın deprem riskini artırmadığını, sadece bilgi seviyesinin yükseldiğini belirtiyor. Haritanın güncellenmesi, halkın deprem bilinci açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Uzmanlar, vatandaşların kendi bölgelerindeki fayları öğrenmesinin ve yapılarının depreme dayanıklılığını kontrol ettirmesinin hayati olduğunu ekliyor.