Emekli büyükelçi Mithat Rende, Türkiye'nin dahil olduğu üçlü savunma paktına ilişkin Cumhuriyet'e özel açıklamalarda bulundu. Rende, anlaşmanın ABD'nin isteği doğrultusunda İran'a karşı şekillendiğini belirterek, NATO'yu anımsatan maddenin detaylarının bilinmesi gerektiğini vurguladı. 'İslam NATO'su' ifadesini doğru bulmadığını söyleyen Rende, Batı'dan kopma endişesi taşıdığını dile getirdi.
Paktın niteliği ve bölgesel yansımaları
Mithat Rende, söz konusu savunma paktının kapsamı ve hedeflerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Paktın, ABD'nin bölgedeki çıkarları doğrultusunda, özellikle İran'a karşı oluşturulduğunu ifade eden Rende, bu durumun Türkiye'nin dış politikasında yeni bir sayfa açabileceğini kaydetti. Rende, 'Görünen o ki, bu, ABD'nin istediği bir savunma anlaşması, İran'a karşı gözüküyor' dedi. Anlaşmanın, NATO'daki 5. maddeye benzer bir ortak savunma mekanizması içerdiğini ancak bu maddenin detaylarının kamuoyuyla paylaşılmadığını belirten Rende, şeffaflık çağrısı yaptı.
Türkiye'nin bu paktla birlikte Batı ittifakından uzaklaşabileceği endişesini dile getiren Rende, 'Batı'dan kopma endişesi taşıyorum' ifadesini kullandı. Emekli büyükelçi, Türkiye'nin tarihsel olarak Batı ile entegrasyon sürecinin önemine dikkat çekerek, bu tür adımların dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
'İslam NATO'su ifadesi yanlış'
Mithat Rende, bazı çevrelerce kullanılan 'İslam NATO'su ifadesini doğru bulmadığını da belirtti. Rende, 'Bu tanım, ittifakın niteliğini tam olarak yansıtmıyor. NATO, kolektif savunma anlayışı üzerine kurulmuş bir örgüttür ve üyelerinin ortak değerleri vardır. Ancak burada daha çok bölgesel bir güvenlik düzenlemesi söz konusu' dedi. Rende, böyle bir isimlendirmenin, Türkiye'nin İslam dünyasıyla ilişkilerinde yanlış algılamalara yol açabileceğini sözlerine ekledi.
Savunma paktının üç ülke arasında imzalandığını hatırlatan Rende, bu ülkelerin isimlerini vermekten kaçındı. Ancak Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan'ın sıklıkla birlikte anıldığı biliniyor. Rende, bu üç ülkenin ortak askeri tatbikatlar yaptığını ve savunma sanayii alanında iş birliği yürüttüğünü hatırlatarak, bu paktın bu iş birliğini daha da ileri taşıyabileceğini söyledi. Bununla birlikte, paktın hangi mekanizmaları içerdiğinin belirsiz olduğunu ve bu nedenle endişelerin arttığını ifade etti.
Türkiye'nin dış politikasındaki yeri
Türkiye, son yıllarda çok yönlü bir dış politika izliyor. Batı ile ilişkilerinde zaman zaman gerginlikler yaşanırken, bölgesel ittifaklara da önem veriyor. Bu bağlamda, söz konusu savunma paktı, Türkiye'nin yeni arayışlarının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ancak Rende, bu sürecin dikkatli yönetilmesi gerektiğini vurguluyor.
Emekli büyükelçi, 'Türkiye, NATO'nun önemli bir üyesidir. Bu ittifak, Türkiye'nin güvenliği için kritik öneme sahiptir. Ancak son dönemde yapılan bazı hamleler, Batı'dan kopma endişesi yaratıyor. Bu, Türkiye'nin ulusal çıkarlarına zarar verebilir' dedi.
Rende, paktın İran'a yönelik olmasının, bölgedeki dengeleri de bozabileceğini kaydetti. İran'ın bu gelişmeye nasıl tepki vereceğinin belirsiz olduğunu söyleyen Rende, bölgesel bir sıcak çatışma riskine dikkat çekti. 'Bu tür adımlar, bölgede gerilimi artırabilir. Türkiye'nin böyle bir ortamda taraf olmaktan kaçınması gerektiğini düşünüyorum' ifadesini kullandı.
Öte yandan, Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda önemli atılımlar yaptığı biliniyor. Yerli savunma projeleri, Türkiye'nin dış politikada elini güçlendiriyor. Rende, bu projelerin bağımsız bir savunma politikası izlemek açısından önemli olduğunu ancak ittifakların da ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. 'Güçlü bir savunma sanayisine sahip olmak, Türkiye'nin bağımsız kararlar almasını sağlar. Ancak bu, Batı ile bağların koparılmasını gerektirmez' dedi.
Sonuç olarak, Mithat Rende, Türkiye'nin üçlü savunma paktının detaylarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunuyor. Anlaşmanın, Türkiye'nin ulusal çıkarlarına hizmet edip etmeyeceğinin ancak bu şekilde değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Rende, 'Bu paktın ne olduğunu, neyi amaçladığını ve Türkiye'ye ne getireceğini bilmeden destek vermek doğru olmaz. Şeffaflık esastır' dedi.