İstanbul'da, kendilerini Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi olarak tanıtan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile bakan yardımcıları üzerinde nüfuzları olduğu izlenimi veren üç şüpheli, cinayet suçundan yargılanan bir kişinin dosyadan çıkartılması vaadiyle bir müştekiden 100 bin dolar almak suçundan gözaltına alındı. Operasyonun, mağdurun şikayeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler tarafından gerçekleştirildiği öğrenildi.
Dosyadan çıkarma vaadi ve 100 bin dolar talebi
Edinilen bilgilere göre, hakkında cinayet soruşturması devam eden H.K.'nin yakınları, dosyanın kapatılması ya da lehe sonuçlanması için çözüm arayışına girerken, kendilerini MİT görevlisi olarak tanıtan bir kişiyle tanıştı. Bu kişi, H.K.'nin avukatı ve ailesiyle irtibata geçerek, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve bakan yardımcılarıyla yakın ilişkisinin bulunduğunu ileri sürdü. Şüpheli, dosyanın soruşturma aşamasındayken kapatılabilmesi için 100 bin dolar talep ettiğini, paranın verilmesi halinde dosyanın lehe sonuçlanacağını ve H.K.nin tahliye edileceğini iddia etti.
Şüphelinin, güven oluşturmak adına bazı telefon görüşmeleri yaptığı, bu görüşmelerde bakanlık bürokratlarıyla konuşuyormuş gibi davrandığı ve kendisine ait özel bir ofiste görüşmeler düzenlediği belirtildi. H.K.'nin ailesi, teklifi kabul ederek parayı temin etti. Ancak bir süre sonra dosyada hiçbir ilerleme olmaması ve şüphelilerin sürekli yeni bahaneler üretmesi üzerine aile, dolandırıldıklarını anlayarak savcılığa başvuruda bulundu.
Gözaltı ve soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen polis ekipleri, şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Üç şüphelinin, daha önce benzer yöntemlerle başka kişileri de dolandırdıkları tespit edildi. Operasyon düzenleyen ekipler, şüphelilerin adreslerine eş zamanlı baskın yaptı. Yapılan aramalarda, şüphelilerde bulunan sahte kimlikler, MİT rozeti ve bazı resmi evrak görünümlü belgeler ele geçirildi. Ayrıca, parayı aldıklarına dair dekontlar ve çok sayıda dijital materyal incelenmek üzere el konuldu.
Gözaltına alınan üç şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. Savcılık, şüphelilerin "nitelikli dolandırıcılık", "kamu görevlisine ait kimliği kullanma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye başvurdu. Mahkeme, şüphelilerden ikisinin tutuklanmasına, birinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.
Soruşturma kapsamında, şüphelilerin daha önce de benzer yöntemlerle en az 5 kişiyi dolandırdıkları yönünde bulgular elde edildiği öğrenildi. Ayrıca, şüphelilerin, kamu kurumlarında tanıdıkları olduğu izlenimi vermek için sosyal medyada sahte hesaplar kullandıkları ve bazı devlet görevlilerinin fotoğraflarını paylaştıkları tespit edildi.
Uzmanlardan uyarı
Dolandırıcılık konusunda açıklamalarda bulunan hukukçular, özellikle yargı süreci devam eden dosyalarda "kamu görevlisi" vasıtasıyla çözüm vaadiyle para talep eden kişilere itibar edilmemesi gerektiği konusunda vatandaşları uyardı. Avukat Alper Tunga, "Hiçbir kamu görevlisi, bir dosyanın lehe sonuçlanması için para talep edemez. Bu tür taleplerle karşılaşan kişilerin en kısa sürede savcılığa başvurması gerekir. Aksi halde hem maddi kayıpları büyüyebilir hem de kendileri de yargılanabilir" dedi.
Emniyet yetkilileri de, benzer dolandırıcılık olaylarına karşı vatandaşların dikkatli olmalarını istedi. Yetkililer, "Devlet kurumlarının adını kullanarak para talep edenlere asla itibar etmeyin. Böyle bir durumla karşılaştığınızda 155 Polis İmdat hattını arayın" çağrısında bulundu.
Olayla ilgili soruşturma devam ederken, mağdur ailenin avukatı, "Müvekkillerimizin yaşadığı mağduriyetin giderilmesini ve şüphelilerin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz" açıklamasını yaptı.
Bu olay, kamu kurumlarının ve üst düzey yetkililerin isimlerinin kullanılarak yapılan dolandırıcılık yöntemlerinin ne kadar yaygınlaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Vatandaşların, özellikle yargısal süreçlerde ve resmi işlemlerde, hiçbir aracıya itibar etmemesi ve tüm işlemlerini resmi kanallar üzerinden yürütmesi gerektiği uzmanlar tarafından sürekli vurgulanıyor.