Mısırlı ilahiyatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsam Hasan, Gazze'de devam eden insanlık dramına ilişkin yaptığı açıklamada, Filistin halkının yaşadığı acıları hissetmeyen bir kişinin insan olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi. Hasan, uluslararası topluma seslenerek 'Bırakın Filistin halkı yaşasın' çağrısında bulundu.
Gazze'deki Katliamlara Dikkat Çekti
Prof. Dr. Hüsam Hasan, yaptığı yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'nde son haftalarda yaşanan saldırılarda yüzlerce sivilin hayatını kaybettiğini, binlerce kişinin yaralandığını ve altyapının büyük ölçüde tahrip olduğunu belirtti. Hasan, 'Bu katliamlar karşısında sessiz kalmak, suça ortak olmaktır' ifadelerini kullandı. İlahiyatçı, özellikle kadın ve çocukların hedef alındığı saldırıları kınayarak, uluslararası hukukun ihlal edildiğini vurguladı.
Uluslararası Topluma Çağrı
Hasan, açıklamasında Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları ve devletleri göreve çağırdı. 'Filistin halkı yalnız bırakılmamalıdır. Dünya, bu zulmü durdurmak için elini taşın altına koymalıdır' dedi. Mısırlı akademisyen, ayrıca İslam dünyasının Filistin davasına sahip çıkması gerektiğini belirterek, 'Bu sadece Filistin'in değil, tüm insanlığın davasıdır' diye konuştu.
Gazze'deki insani kriz her geçen gün derinleşirken, bölgede sağlık hizmetleri çökmüş durumda. Yakıt, gıda ve temiz su sıkıntısı had safhaya ulaşmışken, hastaneler yaralılara yetişmekte zorlanıyor. Prof. Dr. Hüsam Hasan'ın çağrısı, bu insanlık dramına karşı uluslararası kamuoyunun duyarlılığını artırmayı hedefliyor.
Mısırlı ilahiyatçı, konuşmasının sonunda 'Filistin'de akan her damla kan, tüm insanlığın yüzüne vurulmuş bir lekedir. Bu lekeyi ancak adalet ve barış silebilir' diyerek sözlerini noktaladı. Hasan'ın bu çıkışı, sosyal medyada geniş yankı bulurken, birçok kişi ve kuruluştan destek mesajları geldi.
Uzmanlar, Gazze'deki krizin çözümü için kalıcı bir ateşkes ve siyasi diyalog sürecinin başlatılması gerektiğini belirtiyor. Bu bağlamda, Prof. Dr. Hüsam Hasan'ın çağrısı, sadece duygusal bir tepki değil, aynı zamanda acil bir eylem çağrısı olarak değerlendiriliyor.