Antalya'nın Güzelyurt Mahallesi'nde 25 milyon 570 bin TL yatırımla tamamlanan Çalkaya Kapalı Pazar Yeri, henüz açılışının üzerinden çok zaman geçmeden yıkım talebiyle gündemde. İddialara göre, yapının statik ve zemin etüdü raporlarındaki eksiklikler, güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle tesisin yıkılmaktan başka çaresinin olmadığı belirtiliyor. Bu durum, hem esnafı hem de bölge halkını ayağa kaldırdı.
Yatırımın Ardından Gelen Şok
Güzelyurt Çalkaya Kapalı Pazar Yeri, modern alışveriş imkanları sunması ve bölgenin çehresini değiştirmesi amacıyla planlanmıştı. Ancak proje tamamlanıp kullanıma açıldıktan kısa bir süre sonra, yapıda ciddi güvenlik sorunları olduğu iddiaları ortaya atıldı. Yerel yönetim ve ilgili kurumlar tarafından yapılan incelemelerde, binanın deprem yönetmeliğine uygun olmadığı ve zemin etüdünün yetersiz kaldığı öne sürülüyor. Bu raporların ardından tesisin yıkılması gerektiği yönünde kanaat oluştu. Uzmanlar, yapının mevcut haliyle can güvenliği açısından büyük risk taşıdığını ve bu nedenle yıkımın bir zorunluluk haline geldiğini vurguluyor.
Esnaf ve Vatandaş Tepkili
Yıkım kararı, pazarda tezgah açan esnafı ve bölge sakinlerini derinden etkiledi. Yatırımın ardından yeni işyerlerine kavuşan esnaf, bu gelişmeyi büyük bir hayal kırıklığı olarak değerlendiriyor. “Biz buraya güvenerek kiralarımızı yaptık, dükkanlarımızı düzenledik. Şimdi yıkılacak denmesi kabul edilebilir değil” diyen esnaflar, yetkililere seslenerek mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor. Bölge halkı da yıllarca süren inşaat sürecinin ardından kavuştukları pazar yerinin kısa sürede yıkılmasına anlam veremiyor. Vatandaşlar, “Milyonlarca lira harcandı, sonuçta ortada bir eser yok. Bu paranın hesabı sorulmalı” şeklinde tepkilerini dile getiriyor.
İhale Süreci ve Sorumluluk Tartışması
Yıkım çağrısı, beraberinde ihale süreci ve sorumluluk tartışmalarını da getirdi. 25 milyon 570 bin TL'lik yatırımın hangi aşamalardan geçtiği, denetimlerin neden yetersiz kaldığı soruları gündeme geliyor. Uzmanlar, bu tür büyük ölçekli projelerde zemin etüdü ve statik hesapların titizlikle yapılması gerektiğini, bu süreçte görev alan mühendis ve bürokratların sorumluluğunun bulunduğunu belirtiyor. Konuyla ilgili olarak idari ve adli soruşturma başlatılması bekleniyor. Yerel yönetim yetkilileriyse sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini ve mağduriyetlerin en aza indirileceğini açıkladı. Ancak bu açıklamalar, tepkileri dindirmekten uzak.
Yıkım Kararının Gerekçeleri
Yapılan teknik incelemeler sonucunda hazırlanan raporda, binanın taşıyıcı sisteminde önemli kusurlar bulunduğu, zeminin yapı için uygun olmadığı ve olası bir depremde ciddi hasar görebileceği ifade ediliyor. Bu gerekçelerle binanın güçlendirilmesinin ekonomik olmadığı ve yıkılarak yeniden yapılmasının daha uygun olacağı değerlendirmesi yapılıyor. Ancak bu değerlendirme, kamuoyunda “kaynak israfı” olarak yorumlanıyor. Özellikle ülke ekonomisinin zor günler geçirdiği bir dönemde milyonlarca liralık bir yatırımın çöpe gitmesi, vatandaşın tepkisini artırıyor.
Gelecek Adımlar
Yıkım kararının ardından bölgede yeni bir pazar yeri inşa edilip edilmeyeceği merak konusu. Yetkililer, öncelikle mevcut yapının güvenli bir şekilde boşaltılacağını ve yıkım sürecinin başlatılacağını, ardından yeni proje için çalışmalara başlanacağını duyurdu. Ancak esnaf ve vatandaşlar, bu sürecin yıllar alabileceğini ve bu süre zarfında mağduriyetlerin devam edeceğini belirtiyor. Yaşanan bu olay, kamu yatırımlarında denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, benzer projelerde yaşanmaması için ihale süreçlerinin daha şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini vurguluyor. Kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve halkın ihtiyaçlarına cevap veren kalıcı çözümler üretilmesi, gelecek adına atılacak en önemli adım olacaktır.