2025 yılı boyunca sürekli gerileyen mevduat faizleri, 2026'nın ilk çeyreğinden itibaren sınırlı bir toparlanma gösterdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 1-3 ay vadeli TL mevduat faizleri son haftalarda ılımlı bir artış kaydetti. Aynı dönemde ticari kredi faizleri de benzer bir seyir izleyerek mevduat faizleri ile yüzde 40,9 seviyesinde eşitlendi. Bu oran, bankacılık sektöründe kredi ve mevduat arasındaki makasın kapandığına işaret ediyor.
Mevduat faizlerindeki son durum
2025 yılının son çeyreğinde yüzde 38'lere kadar gerileyen 1-3 ay vadeli mevduat faizleri, 2026 Ocak ayı itibarıyla yükselişe geçti. TCMB'nin haftalık verilerine göre, mevduat faizleri Mart 2026 itibarıyla yüzde 40,9 seviyesine ulaştı. Bu artışta, TCMB'nin sıkı para politikasını sürdürmesi ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme etkili oldu. Ancak artış hızı sınırlı kaldı; uzmanlar, yılın ikinci çeyreğinde faizlerin tekrar düşüş eğilimine girebileceğini belirtiyor.
Kredi faizleri ile eşitlenme
Dikkat çeken bir diğer gelişme, ticari kredi faizlerinin mevduat faizlerine yakınsaması oldu. TCMB verilerine göre, ticari kredi faizleri de yüzde 40,9 seviyesinde seyrediyor. Bu durum, bankaların mevduat toplama maliyetleri ile kredi verme gelirleri arasındaki farkın azaldığını gösteriyor. Ekonomistler, bu eğilimin bankaların karlılığını aşağı çekebileceği uyarısında bulunuyor. Mevduat-kredi makasının daralması, aynı zamanda reel sektörün krediye erişim maliyetlerinin görece sabit kaldığına işaret ediyor.
Makroekonomik bağlam ve beklentiler
2025 yılında TCMB'nin faiz indirim döngüsü ve enflasyondaki düşüş, mevduat faizlerini aşağı çekmişti. 2026'da ise politika faizinin yüzde 42,5'te sabit tutulması ve likidite koşullarındaki sıkılaşma, kısa vadeli mevduat faizlerini yukarı itti. Öte yandan, kredi büyümesine getirilen sınırlamalar ve zorunlu karşılık oranlarındaki artış, bankaların mevduata daha fazla ihtiyaç duymasına neden oldu. Bu faktörlerin birleşimi, mevduat faizlerindeki ılımlı yükselişi destekledi. Önümüzdeki dönemde, enflasyon görünümü ve TCMB'nin para politikası kararları, mevduat ve kredi faizlerinin seyrini belirleyecek. Uzmanlar, yılın ikinci yarısında faizlerin yeniden düşüş trendine girebileceğini öngörüyor.
Sonuç olarak, mevduat faizlerindeki bu sınırlı artış, tasarruf sahipleri için kısa vadeli bir fırsat sunarken, kredi kullanacak işletmeler için maliyetlerin sabit kaldığı bir ortam yaratıyor. Bankacılık sektörünün karlılık dinamikleri ise mevduat-kredi makasının daralmasıyla baskı altında kalabilir. Ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından, faiz politikalarının dengeli bir şekilde yönetilmesi kritik önem taşıyor.