İstanbul'da bir metro hattı inşaatı sırasında meydana gelen hasarların ardından hazırlanan bilirkişi raporunun değiştirilmesi, mağdur ev sahiplerini ayağa kaldırdı. Raporda inşaatın yıkıma yol açtığı belirtilirken, yeni düzenlemeyle sorumluluğun büyük ölçüde hafifletildiği iddia ediliyor. Vatandaşlar, “Suçlu metro, cezalı halk” diyerek tepki gösteriyor.
Bilirkişi raporu nasıl değişti?
Olay, İstanbul'un yoğun nüfuslu bir ilçesinde devam eden metro inşaatı sırasında yaşandı. İnşaat nedeniyle çökme ve çatlamalar meydana gelen binaların sahipleri, zararlarının tazmini için dava açtı. Mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyeti, ilk raporunda inşaatın yıkıma neden olduğunu net bir dille ifade etti. Ancak itirazlar üzerine yeniden yapılan incelemede rapor değiştirildi ve hasarların büyük ölçüde binanın eski yapısından kaynaklandığı öne sürüldü.
Mağdur ev sahiplerinden Ali Yılmaz, “İlk raporda 'metro inşaatı yıkıma yol açtı' deniyordu. Sonra bir anda rapor değişti. Şimdi 'bina eski' deniyor. Ama bina 20 yıllık, bir gün önce sapasağlamdı. 17 metre derinlikte kazı yapılıyor, bizim evler çatırdıyor. Suçlu metro, cezalı halk” dedi.
Siyasi ve hukuki boyut
Olay, siyasi arenada da yankı buldu. Muhalefet partileri, bilirkişi raporunun değiştirilmesini “adaletin tecellisine engel” olarak nitelendirirken, iktidar kanadı ise raporun teknik bir değerlendirme sonucu güncellendiğini savunuyor. Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, sürecin şeffaf yürütüldüğünü ve son raporun bağımsız bilirkişilerce hazırlandığını belirtti.
Hukukçular ise bilirkişi raporlarının değiştirilmesinin nadir görülen bir durum olmadığını, ancak bu tür vakalarda kamu vicdanını yaralayacak sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Avukat Ahmet Demir, “Bilirkişi raporu, davanın seyrini belirleyen en kritik delildir. Eğer bu rapor usulsüz değiştirilmişse, bu hem hukuka aykırıdır hem de mağdurları ikinci kez mağdur eder” dedi.
Olayın ardından bölge sakinleri, metro inşaatının durdurulması ve zararlarının karşılanması için imza kampanyası başlattı. Ayrıca, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıyacaklarını duyurdular.
Bağımsız değerlendirme
Bu vaka, kamu yararına yapılan büyük altyapı projelerinin çevreye ve insanlara verdiği zararların tazmininde yaşanan sıkıntıları bir kez daha gözler önüne seriyor. Bilirkişi raporlarının bağımsızlığı ve güvenilirliği, yargının temel taşlarından biridir. Raporların değiştirilmesi, sadece mağdurların değil, tüm toplumun adalete olan inancını sarsma potansiyeli taşıyor. Bu nedenle, sürecin şeffaf ve denetime açık bir şekilde yürütülmesi, hem hukuk devleti ilkesi hem de kamu vicdanı açısından hayati önemdedir.