Teknoloji devleri Meta ve Google, 30 Ekim 2023'te yürürlüğe girecek yeni ticari şartlar ve veri kullanım politikaları nedeniyle Avrupa ve ABD'de eşzamanlı hukuki ve düzenleyici baskılarla karşı karşıya kaldı. Meta'nın haber sitelerindeki içerikleri yapay zekâ sistemlerinde kullanma yetkisi veren yeni şartları, Avrupalı yayıncıların tepkisiyle karşılaşırken, Google da benzer gerekçelerle Avrupa Yayıncılar Konseyi'nin (EPC) hedefinde. Her iki şirket de içerik lisanslama ve telif hakları konusunda artan bir denetimle yüz yüze.
Meta'nın yeni şartları Avrupa'da tepki çekti
Meta, 30 Ekim'de yürürlüğe girecek olan yeni ticari hizmet şartlarında, kullanıcıların paylaştığı içeriklerin yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanılabileceğine dair bir hüküm ekledi. Bu düzenleme, özellikle haber sitelerinin içeriklerinin izinsiz olarak yapay zekâ sistemlerine aktarılması endişesini beraberinde getirdi. Avrupa Yayıncılar Konseyi (EPC), konuyu Avrupa Birliği'nin rekabet otoritesi ve veri koruma kurumları nezdinde gündeme taşıdı. EPC, Meta'nın şartlarının yayıncıların telif haklarını ihlal ettiğini ve şeffaflık ilkesine aykırı olduğunu savunuyor.
Meta sözcüsü, yeni şartların yalnızca platformun yapay zekâ özelliklerini geliştirmek için olduğunu ve kullanıcıların içeriklerini kontrol etme hakkını koruduğunu belirtti. Ancak yayıncılar, şartların geriye dönük olarak da geçerli olması ve içeriklerin ticari amaçla kullanılmasına olanak tanıması nedeniyle itiraz ediyor. Avrupa Komisyonu'nun Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında inceleme başlatabileceği konuşuluyor.
Google'a ABD ve Avrupa'da hukuki engeller
Google ise hem ABD'de hem de Avrupa'da benzer suçlamalarla karşı karşıya. ABD'de Adalet Bakanlığı, Google'ın arama sonuçlarında haber içeriklerini kullanarak reklam gelirlerini artırdığı ve yayıncılara adil gelir paylaşımı yapmadığı gerekçesiyle antitröst davası açtı. Avrupa'da ise Avrupa Yayıncılar Konseyi, Google'ın yapay zekâ eğitimi için haber içeriklerini taradığını ve bunun için yeterli lisanslama anlaşmaları yapmadığını öne sürerek şikâyette bulundu. Google, haber içeriklerini yalnızca kullanıcı deneyimini iyileştirmek için kullandığını ve yayıncılarla iş birliği yapmaya açık olduğunu savunuyor.
Fransa'da rekabet otoritesi, 2022'de Google'a haber içerikleri için telif ödemesi yapmadığı gerekçesiyle 500 milyon euro ceza kesmişti. Benzer bir süreç şimdi Meta için de işleyebilir. Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası (AI Act) taslağı, yapay zekâ sistemlerinin eğitiminde kullanılan verilerin şeffaf olmasını ve telif haklarına saygı gösterilmesini zorunlu kılıyor. Uzmanlar, Meta ve Google'ın bu düzenlemelere uyum sağlamak için içerik lisanslama anlaşmalarına yönelebileceğini belirtiyor.
Yayıncılar endişeli: Gelir kaybı ve kontrolsüz kullanım
Haber yayıncıları, yapay zekâ şirketlerinin içeriklerini izinsiz kullanarak kendi modellerini eğitmesinin, zaten zor durumda olan gazetecilik sektörü için ciddi bir gelir kaybı riski taşıdığını vurguluyor. Avrupa Yayıncılar Konseyi Başkanı, yaptığı açıklamada, "Yapay zekâ sistemleri, haber içeriklerini kullanarak değer üretiyor ancak bu değerden yayıncılar pay almıyor. Bu durum, bağımsız gazeteciliğin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor" ifadelerini kullandı. Konsey, yasa koyucuları, yapay zekâ eğitimi için kullanılan içeriklerin lisanslanmasını zorunlu kılacak düzenlemeler yapmaya çağırıyor.
Öte yandan, bazı yayıncılar Meta ve Google ile anlaşma yolunu seçerek içeriklerinin yapay zekâ eğitiminde kullanılmasına izin veriyor. Ancak bu anlaşmaların şeffaf olmadığı ve küçük yayıncıları dezavantajlı konuma düşürdüğü eleştirisi yapılıyor. Avrupa Komisyonu, konuyla ilgili olarak taraflardan bilgi talep etti ve inceleme başlattı.
Arka plan: Teknoloji devleri ve telif hakları savaşı
Meta ve Google'ın karşılaştığı tepkiler, son yıllarda teknoloji devlerinin haber içeriklerini kullanma biçimine yönelik artan bir hoşnutsuzluğun parçası. 2019'da Avrupa Birliği, Dijital Tek Pazar Telif Hakları Direktifi'ni kabul ederek, haber içeriklerinin çevrimiçi platformlarda kullanılması durumunda yayıncılara telif ödenmesini zorunlu hale getirdi. Ancak uygulamada, platformların yayıncılarla yaptığı anlaşmaların yetersiz olduğu ve şeffaflıktan uzak olduğu belirtiliyor. Fransa ve Almanya'da açılan davalar, Google'ın bu düzenlemeye tam uyum sağlamadığını ortaya koydu.
ABD'de ise Adalet Bakanlığı'nın Google'a karşı açtığı antitröst davası, şirketin arama ve reklam pazarındaki hâkimiyetini sorguluyor. Dava, Google'ın haber içeriklerini kullanarak rekabeti kısıtladığı iddiasını da içeriyor. Meta ise daha önce Cambridge Analytica skandalı ve veri gizliliği ihlalleri nedeniyle büyük cezalarla karşılaşmıştı. Şimdi yapay zekâ şartları, şirketin itibarını yeniden sarsabilir.
Uzmanlar, yapay zekâ çağında telif hakları ve veri kullanımı konusunda net kuralların henüz oluşmadığını, bu nedenle şirketlerin kendi politikalarını dayatmaya çalıştığını belirtiyor. Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası'nın 2025'te yürürlüğe girmesi bekleniyor ve bu yasa, içerik şeffaflığı ve telif hakları konusunda önemli hükümler içeriyor. Meta ve Google'ın bu düzenlemelere uyum sağlamak için stratejilerini gözden geçirmesi gerekecek. Yayıncılar ise haklarını korumak için birlikte hareket etme ve yasal yollara başvurma konusunda kararlı görünüyor.
Sonuç olarak, teknoloji devlerinin haber içeriklerini yapay zekâ eğitiminde kullanma girişimleri, yayıncıların direnişi ve düzenleyicilerin artan baskısıyla karşı karşıya. Önümüzdeki günlerde Meta ve Google'ın atacağı adımlar, yapay zekâ ve telif hakları arasındaki dengeyi belirleyecek. Kamuoyu, haber içeriklerinin adil kullanımı ve gazeteciliğin geleceği açısından bu süreci yakından takip ediyor.