ABD'nin New Mexico eyaletindeki bir yargıç, sosyal medya platformlarının çocuklara yönelik tehlikeleri konusunda kamuoyunu yeterince bilgilendirmediği gerekçesiyle Meta'ya 567 milyon dolar tazminat ödeme cezası verdi. Bu karar, çocuk güvenliği ihlalleri nedeniyle bir sosyal medya devine verilen en büyük cezalardan biri olarak kayıtlara geçti. Meta'nın Instagram ve Facebook platformlarının, küçük yaştaki kullanıcıları yanıltıcı içeriklerle bağımlı hale getirdiği ve bu durumun ebeveynleri uyarma yükümlülüğünü ihlal ettiği belirtildi.
Dava süreci ve iddialar
New Mexico Başsavcısı Raúl Torrez tarafından 2023 yılında açılan davada, Meta'nın çocukları istismar eden kişilerle bağlantı kurmasına izin verdiği ve algoritmalarının çocuklara zararlı içerikleri önerdiği öne sürülmüştü. Mahkeme sürecinde, şirketin iç belgelerinde bile bu risklerin farkında olduğu ancak kullanıcıları büyütme ve reklam gelirlerini artırma hedefiyle bu konuda adım atmadığı kanıtlarıyla ortaya kondu. Yargıç, Meta'nın özellikle 13 yaş altı çocuklar için tasarlanmış bir platformu olmamasına rağmen, yaş doğrulama sistemlerinin yetersiz olduğunu ve çocukların bu platformlarda yetişkin hesapları oluşturarak zararlı içeriklere maruz kaldığını vurguladı.
Cezanın boyutu ve sektöre etkisi
567 milyon dolarlık tazminat, Meta'nın yıllık cirosunun çok küçük bir kısmını oluşturmasına rağmen, sektördeki diğer teknoloji şirketleri için caydırıcı bir emsal niteliği taşıyor. Özellikle son yıllarda artan çocuk güvenliği davaları, sosyal medya platformlarının içerik denetimi ve yaş doğrulama politikalarını yeniden gözden geçirmelerine yol açtı. New Mexico'daki bu karar, diğer eyaletlerde de benzer davaların açılmasına zemin hazırlayabilir. Meta'nın avukatları kararın temyiz edileceğini açıklarken, şirket yetkilileri çocuk güvenliği konusunda daha önce alınan önlemlere dikkat çekerek, bu cezanın orantısız olduğunu savundu.
Davada ayrıca, Meta'nın 2021'de çocuk güvenliği konusunda yaptığı iyileştirmelere rağmen, platformların hâlâ manipülatif tasarımlarla çocukları aşırı kullanıma teşvik ettiği belirtildi. Özellikle Instagram'ın 'sonsuz kaydırma' özelliği ve 'bildirim' sistemlerinin, çocukların uyku düzenini bozduğu ve özgüven problemlerine yol açtığı ifade edildi. Bu tespitler, sosyal medya bağımlılığının psikolojik etkileri üzerine yapılan araştırmalarla da örtüşüyor.
Tazminatın yanı sıra mahkeme, Meta'ya New Mexico'daki kullanıcıların çocuk güvenliği risklerine karşı daha fazla bilgilendirilmesi ve bu konuda eyalet çapında bir farkındalık kampanyası yürütülmesi yönünde de karar aldı. Bu kapsamda şirketin, eyaletin çocuk koruma birimleriyle iş birliği yaparak, şüpheli hesapların derhal kapatılması için bir mekanizma kurması gerekecek.
Karar, teknoloji dünyasında geniş yankı uyandırdı. Bazı uzmanlar, bu cezanın sadece maddi değil, aynı zamanda itibari bir yıkım yarattığını ve Big Tech şirketlerinin toplumsal sorumluluklarını göz ardı etmesinin sonuçları olabileceğini belirtiyor. Diğer yandan, hissedarlar ve yatırımcılar, benzer davaların devam etmesi halinde Meta'nın uzun vadede daha büyük maliyetlerle karşılaşabileceği konusunda endişeli.
New Mexico'daki bu tarihi karar, sosyal medya şirketlerinin çocuk güvenliği yaklaşımlarında köklü bir değişiklik yapmazlarsa, gelecekte daha sert düzenlemelerle karşılaşabileceklerini gösteriyor. Özellikle Avrupa Birliği'nde yürürlüğe giren Dijital Hizmetler Yasası ve ABD'deki eyalet bazlı yasalar, çocukların çevrimiçi ortamda korunmasını daha sıkı kurallara bağlamış durumda. Bu dosya, şirketlerin yalnızca kendi platformlarını değil, aynı zamanda toplumun en savunmasız kesimlerini koruma yükümlülüğünü hatırlatıyor.