Ordu'nun Mesudiye ilçesine bağlı Güzle Mahallesi'nde planlanan 15 bin hayvan kapasiteli Besi Organize Sanayi Bölgesi (OSB), Et Entegre Tesisi ve Biyogaz Tesisi projesi için verilen “ÇED Olumlu” kararı, yedi kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı raporla sarsıldı. Bilirkişiler, 3 Nisan 2026 tarihli Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü kararının ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olmadığı kanaatine vardı. Raporun ardından gözler, Ordu İdare Mahkemesi'ne çevrildi; mahkemenin vereceği karar, hem projenin geleceğini hem de bölgedeki mera alanlarının korunmasını etkileyecek.
Mera Projesinin Detayları ve ÇED Süreci
Mesudiye Güzle'de kurulması planlanan tesis, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini endüstriyel ölçeğe taşımayı hedefliyordu. Proje kapsamında 15 bin büyükbaş hayvan kapasiteli besi çiftliği, entegre et işleme tesisi ve hayvansal atıklardan enerji üretmeyi amaçlayan biyogaz tesisi yer alıyor. Ancak proje, mera vasfındaki araziler üzerine inşa edilmek istendiği için çevre örgütleri ve yöre halkının tepkisini çekti.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, proje sahibi şirketin başvurusu üzerine 2025 yılında başlatıldı. Yapılan incelemeler ve halkın katılım toplantılarının ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yetkilendirdiği il müdürlüğü, 3 Nisan 2026'da proje için “ÇED Olumlu” kararı verdi. Bu karar, projenin çevresel açıdan kabul edilebilir olduğunu ve inşaata başlanabileceğini gösteriyordu.
Ancak karar, bölgede faaliyet gösteren çevre dernekleri ve muhtarlıklar tarafından hemen dava konusu yapıldı. Davacılar, projenin mera alanlarını yok edeceğini, su kaynaklarını kirleteceğini ve biyogaz tesisinin atık yönetimi konusunda riskler taşıdığını öne sürerek ÇED olumlu kararının iptalini talep etti.
Bilirkişi Raporu Ne Diyor?
Ordu İdare Mahkemesi, davayı karara bağlamak üzere konunun uzmanlarından oluşan yedi kişilik bir bilirkişi heyeti görevlendirdi. Heyet; çevre mühendisleri, ziraat mühendisleri, veteriner hekimler ve hukukçulardan oluştu. Bilirkişiler, proje dosyasını, ÇED raporunu, saha incelemelerini ve ilgili mevzuatı detaylı bir şekilde inceledi.
Hazırlanan kapsamlı raporun sonuç bölümünde, “ÇED Olumlu” kararının 2872 sayılı Çevre Kanunu, ÇED Yönetmeliği ve Mera Kanunu'na aykırı olduğu ifade edildi. Raporun gerekçeleri arasında şunlar yer aldı:
- Mera alanlarının tahsisi: Projenin yapılacağı arazilerin büyük bölümünün mera vasfında olduğu, bu alanların tarım ve hayvancılık dışı kullanım için tahsisinin ancak özel kanunlarla mümkün olduğu, ÇED sürecinde bu hususun göz ardı edildiği belirtildi.
- Kapasite ve çevresel etkiler: 15 bin hayvan kapasitesinin, bölgenin taşıma kapasitesinin üzerinde olduğu; gübre yönetimi, su tüketimi ve koku emisyonlarının öngörülen tedbirlerle yeterince kontrol altına alınamayacağı vurgulandı.
- Biyogaz tesisinin riskleri: Biyogaz tesisinde kullanılacak atıkların depolanması ve işlenmesi sırasında oluşabilecek sızıntıların yer altı sularını kirletme riski bulunduğu, bu konuda yeterli analiz yapılmadığı kaydedildi.
- Halkın katılımı: ÇED sürecinde yapılan halkın katılım toplantılarının şekil şartlarını taşımadığı, yöre halkının görüşlerinin rapora yeterince yansıtılmadığı ifade edildi.
Bilirkişiler ayrıca, ÇED raporunda kullanılan bazı verilerin güncel olmadığını ve projenin alternatif alanlarının yeterince değerlendirilmediğini de raporda dile getirdi.
Mahkeme Süreci ve Olası Sonuçlar
Bilirkişi raporu, Ordu İdare Mahkemesi'ne sunuldu. Mahkemenin, raporu dikkate alarak önümüzdeki haftalarda bir karar vermesi bekleniyor. Eğer mahkeme bilirkişi raporuna uygun hareket ederse, “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi ve projenin durdurulması gündeme gelebilir. Bu durumda proje sahibinin, eksiklikleri gidererek yeniden ÇED başvurusu yapması gerekecek.
Mahkemenin iptal kararı vermesi, benzer projelere de emsal teşkil edebilir. Türkiye'de mera alanlarının korunması ve çevresel etkilerin ciddi şekilde değerlendirilmesi açısından kararın önemli olduğu ifade ediliyor. Öte yandan proje sahibi şirket, bilirkişi raporuna itiraz hakkını kullanabilir; bu durumda dosya, bölge idare mahkemesine taşınabilir.
Ordu'nun önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan Mesudiye'de, projenin hayata geçmesi halinde bölgesel ekonomik kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyordu. Ancak çevreciler, mera alanlarının korunmasının ve sürdürülebilir tarımın daha öncelikli olduğunu savunuyor. Yöre halkı ise ikiye bölünmüş durumda; bir kesim projenin istihdam sağlayacağını düşünürken, diğer kesim doğal dengenin bozulacağından endişe ediyor.
Bağımsız Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de çevre hukukunun etkinliği ve mera alanlarının korunması açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor. Yedi kişilik bilirkişi heyetinin oy birliğiyle aldığı rapor, ÇED süreçlerinin yalnızca prosedürel bir formalite olmadığını, bilimsel verilere dayandırılması gerektiğini gösteriyor. Mahkemenin bilirkişi raporunu dikkate alıp karar vermesi, hem hukukun üstünlüğü hem de çevre bilinci açısından umut verici olacaktır. Ancak bu tür projelerde ekonomik kalkınma ile çevre koruma arasında denge kurmak her zaman zordur. Bu nedenle, mahkemenin vereceği kararın sadece bu proje için değil, gelecekte benzer nitelikteki yatırım planları için de yol gösterici olması bekleniyor.