Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde mesleki eğitim gören 14 yaşındaki F.K., eğitim için gittiği oto tamirhanesinde iş yeri işletmecisi Abdulkadir K. tarafından işe gelmediği gerekçesiyle tekme ve tokatla darbedildi. Olayın ardından harekete geçen öğrencinin annesi Kadriye Enez Koyuncu, oğlunun darbedildiğini belirterek işletmeciden şikayetçi oldu. Yaşananlar, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında stajyer olarak çalışan çocukların iş yerlerinde maruz kaldığı muameleye ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Olay nasıl gerçekleşti?
Edinilen bilgilere göre, Kapaklı ilçesinde yaşayan F.K., MESEM programı çerçevesinde meslek öğrenmek üzere bir oto tamirhanesine gönderildi. İddiaya göre işletme sahibi Abdulkadir K., genç öğrencinin işe gelmediği gerekçesiyle sert bir şekilde tepki gösterdi. Tartışmanın büyümesi üzerine işletmeci, F.K.'ye tekme ve tokat attı. Olay anında iş yerinde bulunan diğer kişilerin müdahalesiyle şiddet son bulurken, genç öğrenci durumu ailesine bildirdi.
Öğrencinin annesi Kadriye Enez Koyuncu, oğlunun darbedildiğini öğrenir öğrenmez harekete geçti. Koyuncu, oğlunun yaşadığı travmayı ve fiziksel şiddeti gözler önüne sererek işletmeci Abdulkadir K.'den şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Anne: 'Oğlumun canı yandı, hakkımızı arıyoruz'
Kadriye Enez Koyuncu, gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlunun eğitim için gittiği iş yerinde şiddet görmesini kabul edilemez bulduğunu söyledi. Koyuncu, "Oğlum daha 14 yaşında. Meslek öğrenmek için gittiği yerde tekme ve tokat yedi. Bu yapılanın hesabını soracağız. Şikayetçi oldum, hukuki süreci takip edeceğim" ifadelerini kullandı.
Olayın duyulmasının ardından çevredeki vatandaşlar da tepki gösterdi. Bazı veliler, MESEM öğrencilerinin iş yerlerinde denetimsiz bırakıldığını ve benzer olayların yaşanabileceğini dile getirdi.
MESEM nedir, öğrenciler hangi risklerle karşılaşıyor?
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), lise çağındaki öğrencilere hem teorik hem de pratik mesleki eğitim sunan kurumlar olarak biliniyor. Öğrenciler, haftanın belirli günlerinde okulda ders görürken diğer günlerde işletmelerde stajyer veya çırak olarak çalışıyor. Ancak bu sistemde öğrencilerin iş yerlerindeki denetimi ve güvenliği sık sık tartışma konusu oluyor.
Uzmanlar, özellikle küçük yaştaki öğrencilerin iş yerlerinde fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kalma riskinin yüksek olduğunu belirtiyor. MESEM kapsamında işletmelere gönderilen öğrencilerin düzenli olarak denetlenmesi ve işverenlerin eğitim konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Şiddet olaylarına karşı yasal düzenlemeler yeterli mi?
Türkiye'de çocuk işçiliği ve stajyer öğrencilerin korunmasına yönelik çeşitli yasal düzenlemeler bulunuyor. 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmelikler, çırak ve stajyerlerin haklarını ve işverenlerin yükümlülüklerini belirliyor. Ancak uygulamada denetimlerin yetersiz kaldığı, öğrencilerin şiddet veya istismara maruz kaldığında şikayet mekanizmalarının etkin işlemediği eleştirileri dile getiriliyor.
Bu olay, MESEM öğrencilerinin korunması için daha sıkı denetim ve işverenlere yönelik yaptırımların artırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları, benzer vakaların önüne geçilmesi için acil önlem alınması çağrısında bulunuyor.
Olayın ardından ne olacak?
Kapaklı'da yaşanan olayla ilgili adli süreç devam ediyor. Anne Kadriye Enez Koyuncu'nun şikayeti üzerine işletmeci Abdulkadir K. hakkında soruşturma başlatıldı. Genç öğrencinin sağlık durumunun iyi olduğu, ancak psikolojik destek alması gerekebileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, ailelerin MESEM tercihi yaparken iş yerlerinin güvenilirliğini araştırması ve çocuklarının düzenli olarak durumunu takip etmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca işverenlerin de öğrencilere karşı şiddet içeren davranışlardan kaçınması, eğitim sürecine uygun bir ortam sağlaması yasal bir zorunluluk.
Bu tür olayların tekrarlanmaması için Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ortak denetim mekanizmaları geliştirmesi, iş yerlerine yönelik eğitim programları düzenlemesi ve öğrenci şikayetlerini hızlıca değerlendirecek bir sistem kurması öneriliyor. Toplumun her kesiminden gelen tepkiler, çocukların eğitim hakkının güvenli bir ortamda sağlanması gerektiğini vurguluyor.