İsrail güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'nın avlusuna düzenlenen baskın ve burada İsrail bayrağı açılması, İslam dünyasında büyük tepkiye yol açtı. Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün, Katar, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Endonezya'nın da aralarında bulunduğu 8 ülke, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te kutsal mekanların statüsünü hedef alan provokatif uygulamalarını sert dille kınadı.
Baskın ve bayrak açma provokasyonu
Olay, 14 Haziran 2025 sabahı erken saatlerde meydana geldi. İsrail polisi ve özel güçler, Mescid-i Aksa'nın Harem-i Şerif olarak bilinen avlusuna sivil kıyafetli kişilerle birlikte baskın düzenledi. Baskın sırasında gruptakilerin ellerinde İsrail bayrakları taşıdığı ve namaz kılan Müslümanlara yönelik sözlü tacizde bulunduğu belirtildi. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bayrakların Kubbetü's-Sahra yakınına dikildiği anlar yer aldı. Filistinli yetkililer, saldırganların Mescid-i Aksa'nın doğu kapısından girerek avluya ulaştığını ve yaklaşık 20 dakika boyunca bayraklarla dolaştıklarını ifade etti. İsrail polisi, güvenlik gerekçesiyle bölgeye ek takviye gönderdi.
8 ülkeden ortak kınama
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yayımladığı yazılı açıklamada, "Mescid-i Aksa'nın kutsallığına saygı duyulmalı, statüko ihlal edilmemelidir. İsrail'i bu provokatif eylemlerden derhal vazgeçmeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ise "Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün korunması uluslararası toplumun sorumluluğudur" dedi. Ürdün, Katar, Mısır, BAE, Malezya ve Endonezya da benzer açıklamalarla olayı kınadı. Ortak bildiride, "Bu tür kışkırtıcı adımlar bölgede gerginliği artırmaktan başka işe yaramaz" denildi.
İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan acil toplantı
Olayın ardından İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) acil olarak toplanma kararı aldı. Cidde merkezli örgütten yapılan açıklamada, "Kudüs ve Mescid-i Aksa, İslam ümmetinin kırmızı çizgisidir. İsrail'in provokasyonları uluslararası hukukun açık ihlalidir" denildi. Toplantının 48 saat içinde gerçekleşmesi bekleniyor. Filistin Dışişleri Bakanlığı da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne başvurarak acil oturum talep etti. Bakanlık, "İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa'yı Yahudileştirme politikalarının bir parçası olarak hedef almaktadır. Uluslararası toplum sessiz kalmamalıdır" çağrısında bulundu.
Bağlam ve arka plan
Mescid-i Aksa, Yahudilerin "Tapınak Tepesi" olarak adlandırdığı bölgede yer alıyor. 1967'den bu yana İsrail işgali altında bulunan Doğu Kudüs'teki bu alan, Müslümanların ilk kıblesi ve İslam'ın üçüncü kutsal mekanı olarak kabul ediliyor. İsrail'in zaman zaman kutsal mekanın statüsünü değiştirmeye yönelik girişimleri, bölgede tansiyonu yükseltiyor. Son olarak 2023 yılında İsrail polisinin Mescid-i Aksa'ya ramazan ayında düzenlediği baskınlar, büyük çatışmalara yol açmıştı. Bu gelişmeler, İsrail ile Filistin arasındaki çatışmanın merkezinde yer alan Kudüs'ün statüsü sorununu yeniden gündeme taşıyor.
Olay, aynı zamanda İsrail'in aşırı sağcı hükümetinin izlediği sert politikaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uluslararası toplumun İsrail'e yönelik eleştirileri artarken, bölgede bir kez daha şiddet sarmalı riski beliriyor. Türkiye ve diğer İslam ülkelerinin bu konuda atacağı adımlar, gelecek dönemde Ortadoğu dengelerini etkileyebilir.