İstanbul Bağcılar'da geçen yıl 12 yaşındaki Meryem Samou'nun hayatını kaybettiği, kardeşi C.S.'nin ise yaralandığı taşlı saldırıya ilişkin dava sonuçlandı. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık Zekeriya Ali, 'çocuğu kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan ise 20 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Mahkeme heyeti, suçun 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek' işlendiği gerekçesiyle en ağır cezayı verdi.
Olayın geçmişi ve dava süreci
Olay, 2022 yılının Eylül ayında Bağcılar'da bir parkta meydana geldi. İddiaya göre, Zekeriya Ali, parkta oynayan iki kız kardeşe elindeki taşla saldırdı. Saldırıda ağır yaralanan Meryem Samou kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti, kardeşi C.S. ise yaralı kurtuldu. Olayın ardından kaçan sanık, kısa sürede polis ekiplerince yakalanarak tutuklandı.
Dava boyunca sanık savunmasında, psikolojik sorunları olduğunu ve olayı hatırlamadığını öne sürdü. Ancak Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu ortaya koydu. Mahkeme, rapor doğrultusunda sanığın suçu işlediği sırada akıl sağlığının yerinde olduğuna hükmetti.
Meryem'in ailesi: Adalet yerini buldu
Karar sonrası adliye önünde açıklama yapan Meryem Samou'nun annesi Zeynep Samou, "Kızımın katili en ağır cezayı aldı. Devletimize ve adalete güveniyorduk, bu karar bizi biraz olsun teselli etti. Ancak acımız tarifsiz, bu ceza kızımızı geri getirmeyecek" dedi. Aile avukatı ise kararın emsal niteliğinde olduğunu vurgulayarak, "Çocuklara yönelik şiddet olaylarında toplumun vicdanı rahatlatan bir karar verildi" şeklinde konuştu.
Davayı yakından takip eden İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi de kararı memnuniyetle karşıladı. Merkezden yapılan yazılı açıklamada, "Çocuklara yönelik bu tür barbarca saldırıların failleri en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Bu karar, caydırıcılık açısından önemli bir adımdır" denildi.
Toplumsal yankılar ve çocuk güvenliği
Meryem Samou'nun öldürülmesi, Türkiye'de çocuk güvenliği ve şiddet konularında tartışmaları yeniden alevlendirmişti. Olayın ardından sosyal medyada kampanyalar düzenlenmiş, çocuklara yönelik şiddet suçlarında cezaların artırılması için imza toplanmıştı. Uzmanlar, bu tür olayların önlenebilmesi için aile içi eğitimin yanı sıra toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirtiyor.
Psikolog Dr. Ayşe Öztürk, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Çocuk istismarı ve şiddeti, toplumun her kesiminde görülebilen bir sorun. Bunun önüne geçmek için devlet politikaları kadar bireysel duyarlılık da önem taşıyor. Mahkemenin verdiği ağır ceza, bu tür suçları işlemeyi düşünenler için bir uyarı niteliği taşıyor" ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, verdiği kararla toplumda infial uyandıran bir olayın adaletle sonuçlandığını göstermiş oldu. Ancak Meryem Samou'nun ailesi için bu acı hiçbir zaman dinmeyecek. Geride kalan kardeş C.S.'nin ise fiziksel ve psikolojik tedavisine devam ettiği öğrenildi.