İstanbul Bayrampaşa'da 2021 yılında boşanma aşamasındaki eşi Meryem Çap'ı (32) defalarca bıçaklayarak öldüren Şeyhmus Çap hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Yargıtay tarafından onanarak kesinleşti. Karar, kadına yönelik şiddetle mücadelede adaletin tecellisi olarak yorumlanırken, Meryem Çap'ın ailesi adaletin yerini bulmasından dolayı memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Olayın Geçmişi ve Yargı Süreci
Meryem Çap, 22 Mayıs 2021 tarihinde Bayrampaşa'daki evinde, boşanma davası süren eşi Şeyhmus Çap tarafından vücudunun birden fazla yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Olayın ardından gözaltına alınan Şeyhmus Çap, tutuklanarak yargılandı. İlk derece mahkemesi, sanığı ‘kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği cezayı hukuka uygun bularak onadı. Böylece Şeyhmus Çap hakkındaki hüküm kesinleşmiş oldu.
Aileden Adalet Çağrısı ve Tepkiler
Meryem Çap'ın ailesi ve kadın örgütleri, kararın ardından adaletin yerini bulduğunu belirterek, benzer olayların önlenmesi için daha etkin önlemler alınmasını istedi. Ailenin avukatı yaptığı açıklamada, “Meryem'in katili hak ettiği cezayı aldı. Ancak bu tür cinayetlerin önlenmesi için kadınların korunmasına yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi şart” dedi. Kadın dernekleri ise kararın Türkiye'de kadın cinayetleriyle mücadelede caydırıcılığı artırması gerektiğini vurguladı.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Bağlamı
Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, uzun süredir toplumun gündeminde önemli bir yer tutuyor. İstatistiklere göre, her yıl yüzlerce kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitiriyor. Bu davada verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasının onanması, yargı organlarının bu tür suçlara karşı sergilediği tutum açısından dikkate değer bir örnek olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, cezaların caydırıcılığının artırılmasının yanı sıra toplumsal farkındalığın ve eğitimin de şart olduğunu belirtiyor. Meryem Çap'ın acı hikayesi, kadınların yaşam hakkının korunması için daha kapsamlı politikaların gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.