Mersin'in merkez ilçesi Akdeniz'de, bir apartman dairesinden yayılan dayanılmaz kötü koku, mahalle sakinlerini aylardır rahatsız ediyordu. Şikayetler üzerine harekete geçen Mersin Büyükşehir Belediyesi ekipleri, polis eşliğinde girdikleri evden tam 5 kamyon dolusu çöp, hurda ve kullanılmış eşya çıkardı. Olay, hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların çevre temizliği konusundaki duyarlılığını bir kez daha gündeme getirdi.
Mahalleli Aylardır Şikayet Ediyordu
Güneş Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, özellikle son birkaç aydır yoğunlaşan kötü koku ve haşere sorunu nedeniyle defalarca belediyeye başvurmuştu. Koku kaynağının M.K.'ye ait daire olduğunu tespit eden ekipler, daire sahibine ulaşmakta zorluk çekti. Bunun üzerine mahalle muhtarı ve polis koordinesinde 23 Mart 2025 tarihinde eve girildi. Ekipler, dairenin neredeyse tamamen çöp, plastik atık, eski mobilya ve kıyafetlerle dolu olduğunu gördü. 80 metrekarelik daireden toplam 5 kamyon atık çıkarıldı. Temizlik çalışmaları yaklaşık 8 saat sürdü ve çöplerin bir kısmının yıllardır biriktiği tahmin ediliyor.
Sağlık ve Çevre Riski
Yetkililer, bu tür birikintilerin sadece kötü kokuya değil, aynı zamanda fare, hamamböceği ve sinek gibi haşerelerin üremesine, solunum yolu hastalıklarına ve yangın riskine neden olduğunu belirtti. Dairede yaşayan M.K.'nin ise psikolojik sorunları olduğu iddia edildi. Belediye ekipleri, olayın ardından daireyi ilaçlayarak dezenfekte etti. M.K. hakkında herhangi bir adli işlem yapılıp yapılmayacağı ise henüz netlik kazanmadı.
Mersin'de daha önce de benzer vakalar yaşanmış, özellikle yalnız yaşayan yaşlılar ve ruhsal sorunları olan bireylerin evlerinde aşırı birikim görülmüştü. Bu durum, aslında bir yönüyle 'istifçilik' (hoarding) hastalığına işaret ediyor. Uzmanlar, istifçilik bozukluğunun tedavi edilmediğinde hem kişinin hem de çevresinin yaşam kalitesini düşürdüğünü vurguluyor.
Yerel Yönetimlerin Rolü
Bu tür olaylar, belediyelerin sadece rutin temizlik değil, aynı zamanda sosyal hizmet boyutunda da müdahale gerektirdiğini ortaya koyuyor. Muhalefet partilerinden gelen eleştirilere göre, belediyeler istifçilik vakalarına karşı daha proaktif olmalı ve psikolojik destek ekiplerini de sürece dahil etmeli. Mersin Büyükşehir Belediyesi ise konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapmasa da, temizlik çalışmalarının başarıyla tamamlandığını ve bölge sakinlerinin rahat bir nefes aldığını duyurdu.
Sonuç olarak, Mersin'deki bu olay sadece bir temizlik hikayesi değil; aynı zamanda toplum sağlığı, sosyal hizmetler ve yerel yönetimlerin koordinasyonu konusunda önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Artan maliyetler ve hayat pahalılığıyla birlikte, benzer istifçilik vakalarının daha da yaygınlaşabileceği endişesi dile getiriliyor. Yerel yönetimlerin bu tür durumlara karşı hazırlıklı olması ve vatandaşların da duyarlılığı, sağlıklı bir çevre için kritik önemde.