Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı eylül ayına ilişkin merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçlarını duyurdu. Açıklanan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi eylül ayında 532,2 milyar TL açık verdi. Bütçe giderlerindeki artışın gelirlerdeki yükselişi aşması, aylık bazda açığın büyümesinde etkili oldu. Yılın ilk dokuz ayını kapsayan ocak-eylül döneminde ise bütçe açığı 1,8 trilyon TL'yi aştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla önemli bir artışa işaret ediyor.
Bütçe Giderleri ve Gelirleri
Eylül ayında bütçe giderleri 1 trilyon TL'yi aşarken, bütçe gelirleri aynı dönemde 500 milyar TL'nin üzerinde gerçekleşti. Giderlerin gelirleri karşılama oranı yüzde 50'nin altında kaldı. Uzmanlar, faiz giderlerindeki artışın ve sosyal güvenlik transferlerinin bütçe üzerindeki yükünü sürdürdüğünü belirtiyor. Öte yandan vergi gelirlerindeki artışın sınırlı kalması, bütçe dengesini olumsuz etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıklamasında, bütçe açığının finansmanında iç borçlanmanın ağırlıklı olarak kullanıldığı ifade edildi. Bakanlık yetkilileri, açığın kontrol altında tutulması için harcama disiplininin önemine vurgu yaptı.
Yılın İlk Dokuz Ayındaki Tablo
Ocak-eylül döneminde merkezi yönetim bütçe açığı 1,8 trilyon TL olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde bütçe giderleri 8 trilyon TL'ye yaklaşırken, gelirler 6 trilyon TL civarında kaldı. Geçen yılın aynı döneminde bütçe açığı 1,2 trilyon TL seviyesindeydi. Böylece yıllık bazda açıkta yaklaşık yüzde 50'lik bir artış yaşandı.
Ekonomistler, bütçe açığının GSYH'ye oranının yıl sonunda hedeflenen seviyelerin üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Hükümetin 2025 yılı için öngördüğü bütçe açığı hedefi, deprem harcamaları ve seçim ekonomisi nedeniyle revize edilmişti. Açığın finansmanı için ek borçlanma ihtiyacı doğabilir.
Piyasalara ve Ekonomiye Yansımaları
Bütçe verilerinin ardından piyasalarda faiz ve döviz kurlarında dalgalanma görüldü. Analistler, genişleyen bütçe açığının enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor. Merkez Bankası'nın para politikası kararlarında maliye politikasındaki gelişmelerin de göz önünde bulundurulacağı belirtiliyor.
Önümüzdeki dönemde bütçe açığının seyrinde, vergi gelirlerinin performansı ve faiz giderlerinin seyri belirleyici olacak. Hükümetin ek vergi düzenlemeleri veya harcama kısıtlamalarına gidip gitmeyeceği ise merak konusu.
Bağımsız ekonomistler, sürdürülebilir bir bütçe dengesi için yapısal reformların şart olduğunu vurguluyor. Vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonominin azaltılması, uzun vadeli çözüm önerileri arasında yer alıyor.