Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), para politikasında normalleşme adımlarına bir yenisini ekleyerek bir haftalık repo ihalelerine geri döndü. Piyasa analistleri, bu kararın ardından politika faizinin 2026 sonuna kadar bir veya iki kez daha indirilebileceği beklentilerini güçlendirdi. Merkez Bankası'nın bu hamlesi, likidite yönetiminde daha öngörülebilir bir çerçeveye geçiş olarak yorumlanıyor.
İhalelere Dönüşün Detayları
Merkez Bankası, bir süredir uyguladığı farklı likidite araçları yerine, geleneksel bir haftalık repo ihalesi düzenleyerek bankacılık sistemine fon sağladı. Bu uygulama, piyasa katılımcılarının fonlama maliyetlerini daha iyi öngörmesine olanak tanıyacak. TCMB'nin bu adımı, para politikasındaki sadeleşme ve şeffaflık hedefleriyle uyumlu olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, bir haftalık repo ihalesine dönüşün, Merkez Bankası'nın faiz koridorunu daha etkin kullanacağı ve piyasa faizlerini politika faizine daha yakın tutacağı anlamına geldiğini belirtiyor. Bu gelişme, bankaların fonlama maliyetlerinin düşmesine ve kredi kanallarının daha sağlıklı çalışmasına katkı sağlayabilir.
Faiz İndirimi Beklentileri Güçleniyor
Kararın hemen ardından ekonomistler, 2026 yılının sonuna kadar politika faizinde iki indirim daha yapılabileceği olasılığını masaya yatırdı. Özellikle enflasyon görünümündeki iyileşme ve kurdaki istikrarın, Merkez Bankası'na faiz indirimi için alan açabileceği savunuluyor. Ancak, küresel piyasalardaki belirsizlikler ve jeopolitik risklerin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor.
Bazı analistler, TCMB'nin bu adımının bir sinyal olduğunu ve önümüzdeki aylarda faiz indirimlerinin gelebileceğini ifade ederken, daha temkinli olanlar ise enflasyonun kalıcı olarak düşmediği sürece bu ihtimalin zayıf olduğunu dile getiriyor. Piyasa fiyatlamaları, yıl sonuna kadar 500 baz puanlık bir indirim beklentisini yansıtıyor.
Normalleşme Sürecinin Arka Planı
TCMB, geçtiğimiz yıl yaşanan kur şokunun ardından geleneksel para politikası araçlarından uzaklaşmış ve adımlarını "seçici kredi" politikası çerçevesinde şekillendirmişti. Sıkılaştırma adımları, makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi ile piyasa faizlerini politika faizinin üzerinde tutmuştu. Şimdi ise normalleşme sürecinde, bu araçların kademeli olarak devre dışı bırakılması ve piyasa mekanizmalarının yeniden işlerlik kazanması bekleniyor.
Merkez Bankası'nın bu kararı, ekonomik aktörler tarafından "sürpriz" olarak nitelendirilse de, yılın başından bu yana yapılan açıklamalarda normalleşme sinyalleri veriliyordu. TCMB, enflasyonun düşüş eğilimine girdiğini ve bu nedenle sıkı duruşun esnetilebileceğini belirtmişti. Ayrıca, döviz rezervlerindeki artış ve kur istikrarı da bu dönüşümü kolaylaştıran faktörler arasında gösteriliyor.
Uygulanan politikaların etkisiyle enflasyonun mayıs ayında yıllık yüzde 70'in altına gerilemesi bekleniyor. Hükümetin orta vadeli programında da dezenflasyon sürecine vurgu yapılıyor. Bu çerçevede, Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam etmesi, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve borçlanma maliyetlerini azaltacaktır.
Türkiye'de yaşanan bu normalleşme adımları, yabancı yatırımcıların da dikkatini çekiyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye'nin risk primindeki düşüşe ve piyasaların pozitif ayrıştığına dikkat çekiyor. Bu gelişmelerin, ülkeye sermaye girişini artırması ve makroekonomik istikrara katkı sağlaması bekleniyor.
Piyasa Tepkileri
Kararın ardından dolar/TL kurunun 30,50 seviyesinin altına gerilediği, borsa endeksinin yüzde 1'in üzerinde değer kazandığı gözlendi. Tahvil faizleri ise düşüş eğilimi gösterdi. Bankacılık hisselerindeki artışın da bu gelişmeye bağlı olduğu ifade ediliyor.
Uzman Yorumları
Ekonomistler, bu hamlenin para politikasının etkinliğini artıracağı ve kredi mekanizmasının daha öngörülebilir işlemesine yardımcı olacağı görüşünde. Ancak, faiz indirimlerinin hızının enflasyon verilerine bağlı olacağını vurguluyorlar. "Merkez Bankası'nın attığı bu adım, normalleşme sürecinin önemli bir parçası. Önümüzdeki dönemde, enflasyon beklentilerindeki düşüş devam ederse, yılsonunda politika faizinin yüzde 35'lere kadar gerileyebileceğini öngörüyoruz" diyen analistler, bu durumun TL varlıklara olan ilgiyi artıracağını belirtiyor.
Sonuç olarak, Merkez Bankası'nın bir haftalık repo ihalesine dönüşü, para politikasında normalleşme sürecinin bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde faiz indirimlerinin devam edip etmeyeceği, enflasyon ve kur görünümüne bağlı olacak. Piyasa aktörleri, TCMB'nin iletişimini ve veri odaklı yaklaşımını yakından izleyecek.