Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), dün gerçekleştirdiği bu yılın altıncı toplantısında politika faizini değiştirmedi. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan kurul, hafta içi açıklanan kararla bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını sabit tuttu. Piyasa katılımcıları da bu yönde bir beklenti içindeydi; karar sonrası döviz kurlarında ve tahvil piyasasında sert bir hareket görülmedi.
Faiz Kararı ve Piyasa Tepkisi
PPK toplantısı sonrası yapılan duyuruda, para politikasındaki sıkı duruşun enflasyonla mücadelede kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Kurul, enflasyonun ana eğiliminde kalıcı bir düşüş sağlanana kadar gerekli adımların atılmaya devam edileceğini belirtti. Karar metninde, mevcut faiz seviyesinin dezenflasyon sürecini destekleyecek nitelikte olduğu ifade edildi.
Kararın ardından İstanbul serbest piyasada dolar/TL kuru yatay seyretti; borsa İstanbul'da bankacılık hisseleri sınırlı dalgalandı. Ekonomistler, Merkez Bankası'nın piyasa beklentileriyle uyumlu hareket ettiğini, böylece öngörülebilirliği artırdığını dile getirdi. Faiz kararının, yıl sonu enflasyon hedefi ve kur istikrarı açısından kritik bir eşikte alındığı belirtiliyor.
Enflasyon ve Kur Gelişmeleri
TCMB'nin son verilerine göre yıllık enflasyon, gıda ve hizmet fiyatlarındaki katılık nedeniyle hedeflenen patikaya tam olarak oturmadı. Buna karşın çekirdek enflasyonda ve üretici fiyatlarında kısmi iyileşme sinyalleri alınıyor. Merkez Bankası, para politikasının gecikmeli etkilerinin önümüzdeki aylarda daha belirgin hale geleceğini öngörüyor.
Kur tarafında ise jeopolitik gelişmeler ve küresel risk iştahı belirleyici olmaya devam ediyor. PPK, metninde kur oynaklığına karşı gerekli likidite adımlarının atılabileceğini yineledi. Uzmanlar, Merkez Bankası'nın faiz koridorunu ve makro ihtiyati çerçeveyi aktif kullanarak piyasadaki aşırı dalgalanmaları sınırlamaya çalıştığını ifade ediyor.
Piyasa Beklentileri ve Sonraki Toplantı
Ekonomistlerin bir kısmı, yılın kalan aylarında faiz indirimine yönelik beklentilerini koruyor. Ancak PPK'nın iletişim dili, faiz indirimi için enflasyonda kalıcı bir düşüşün ve maliye politikasıyla eşgüdümün şart olduğunu gösteriyor. Bu nedenle piyasa, bir sonraki toplantıda da faizin sabit kalma olasılığını güçlü buluyor.
Öte yandan, Merkez Bankası'nın rezerv birikimi ve TL mevduatı teşvik edici düzenlemeleri sürdürmesi bekleniyor. Bankacılık sektörü temsilcileri, faiz kararının kredi maliyetleri üzerinde ek bir baskı oluşturmayacağını, mevcut kredi koşullarının aynı kalacağını değerlendiriyor.
Bağımsız Değerlendirme
Merkez Bankası'nın faizi sabit bırakma kararı, kısa vadede piyasa oynaklığını azaltmış görünüyor. Ancak dezenflasyon sürecinin kalıcılığı, sadece para politikasıyla değil, maliye politikası ve yapısal reformlarla da desteklenmeye muhtaç. Küresel faiz döngüsü ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, önümüzdeki dönemde TCMB'nin manevra alanını sınırlayabilir. Bu nedenle, faiz kararını bir 'bekle-gör' stratejisi olarak okumak mümkün; asıl sınav, enflasyonun yıl sonunda hedeflenen aralığa yakınsayıp yakınsamayacağında olacak.