Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri, 12 Haziran ile sona eren haftada 5,1 milyar dolar azalarak 107,6 milyar dolara düştü. Bu, son bir yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Söz konusu düşüşte, döviz rezervlerindeki 2,7 milyar dolarlık ve altın rezervlerindeki 2,4 milyar dolarlık azalış etkili oldu.
Rezervlerdeki düşüşün kaynağı ne?
12 Haziran haftasında brüt döviz rezervleri 84,8 milyar dolardan 82,1 milyar dolara gerilerken, altın rezervleri 27,9 milyar dolardan 25,5 milyar dolara indi. Toplam brüt rezervler ise 112,7 milyar dolardan 107,6 milyar dolara geriledi. Net rezervler eksi 42,7 milyar dolar ile negatif bölgede kalmaya devam ederken, swap hariç net rezervler eksi 63,2 milyar dolara kadar genişledi. Bu veriler, TCMB’nin döviz piyasalarına müdahaleleri ve enerji ithalatına bağlı talebin rezervler üzerinde baskı yarattığını gösteriyor.
Ekonomistler uyarıyor: sürdürülebilirlik endişeleri artıyor
Ekonomistler, rezerv kayıplarının sürdürülebilirlik açısından risk oluşturduğunu belirtiyor. Özellikle seçim sonrası dönemde döviz talebindeki artış ve enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir, TCMB’nin rezervlerini eritmeye devam etti. Uzmanlar, rezervlerdeki bu düşüşün Türk lirası üzerinde baskı yaratabileceğini ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceğini ifade ediyor. Diğer taraftan, TCMB’nin swap anlaşmaları ve kısa vadeli borç ödemeleri ile rezervlerini desteklemeye çalıştığı ancak kalıcı bir iyileşme için yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor.
Geçen yıl aynı dönemde 106,5 milyar dolar olan brüt rezervler, 2022 ortasında 90 milyar doların altına kadar gerilemiş, ardından dış kaynak girişleri ve swap anlaşmalarıyla kısmen toparlanmıştı. Ancak Mayıs 2023 seçimlerinin ardından kurda yaşanan dalgalanma ve artan döviz talebi rezervleri yeniden baskı altına aldı.
Beklentiler: ekonomi yönetimi ve yeni adımlar
Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın politikaları yakından takip ediliyor. Piyasalar, rasyonel politikalara dönüş sinyalleri alsa da rezervlerdeki hızlı erime, güvenin tam olarak tesis edilmediğini gösteriyor. Önümüzdeki haftalarda TCMB’nin faiz kararı ve olası sıkılaşma adımları, rezervler üzerinde belirleyici olacak. Ayrıca, Körfez ülkeleriyle yapılması beklenen yeni swap anlaşmaları ve dış finansman anlaşmaları da rezervleri destekleyebilir. Ancak yapısal reformlar ve enflasyonla mücadelede kalıcı adımlar atılmadığı sürece rezerv kayıplarının devam edebileceği uyarısı yapılıyor.