Küresel merkez bankaları, rezerv portföylerindeki dolar varlıklarının payını önümüzdeki 10 yılda azaltmayı planlıyor. Resmi Para ve Finans Enstitüleri Forumu (OMFIF) tarafından yayımlanan anket sonuçlarına göre, jeopolitik riskler ve doların baskın rolünün sorgulanması, merkez bankalarını altın, euro ve yuan gibi alternatif varlıklara yönlendiriyor. Dünya genelinde 73 merkez bankasının katıldığı anket, rezerv yöneticilerinin doların toplam rezervler içindeki payını kademeli olarak düşüreceğini ve altın gibi güvenli limanlara yöneleceğini ortaya koyuyor.
Doların azalan payı, yükselen alternatifler
Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 30'u, dolar varlıklarının payını azaltmayı planladığını belirtirken, bu oran 2022'deki ankete göre belirgin bir artışı işaret ediyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası uygulanan yaptırımlar, dolar rezervlerinin donatılabilirliği konusunda endişeleri artırdı. Bu durum, merkez bankalarını rezervlerini çeşitlendirmeye itiyor. Altın, jeopolitik istikrarsızlık dönemlerinde güvenilir bir değer saklama aracı olarak öne çıkıyor. Anket, katılımcıların yüzde 40'ının altın rezervlerini artırmayı planladığını gösteriyor. Euro ve yuanın da rezerv portföylerindeki ağırlığının artması bekleniyor. Çin yuanı, uluslararası ticarette artan kullanımı ve Çin Merkez Bankası'nın istikrarlı para politikaları sayesinde, gelişmekte olan ülkeler arasında popülerlik kazanıyor.
Jeopolitik riskler ve rezervlerin korunması
Jeopolitik riskler, merkez bankalarının rezerv yönetimi stratejilerinde belirleyici bir rol oynuyor. Ukrayna savaşı, Batı ile Rusya arasındaki gerginlikler, Orta Doğu'daki istikrarsızlık ve Çin'in artan nüfuzu, rezerv yöneticilerini dolar dışı varlıklara yöneltiyor. OMFIF'in raporuna göre, merkez bankalarının yüzde 60'ı, jeopolitik faktörleri rezerv politikalarının ana belirleyicileri arasında görüyor. Altına olan talep, bu bağlamda artış gösteriyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, merkez bankaları 2023'te net altın alıcısı konumundaydı ve bu trendin 2024'te de devam etmesi bekleniyor. Altın, hem değer saklama hem de portföy çeşitlendirme açısından cazip bir araç olarak değerlendiriliyor. Euro, özellikle Avrupa Merkez Bankası'nın sıkı para politikaları sayesinde güçlenirken, yuan ise Çin'in ticaret ve yatırım bağları sayesinde rezervlerde yer buluyor.
Uzun vadeli beklentiler ve sonuç
Doların küresel rezerv para birimi olarak mevcut konumu halen güçlü olsa da, OMFIF anketi, uzun vadede doların payının azalacağını öngörüyor. Merkez bankalarının yüzde 68'i, doların 10 yıl içinde rezervlerdeki payının yüzde 50'nin altına düşeceğini düşünüyor. Bu değişim, ABD'nin mali disiplinsizliği, Çin'in ekonomik büyümesi ve çok kutuplu dünya düzenine doğru evrilen jeopolitik yapıyla ilişkilendiriliyor. Yen, sterlin gibi diğer para birimleri de ikincil rezerv olarak değerlendiriliyor. Sonuç olarak, merkez bankalarının rezerv yönetiminde daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir portföy oluşturma eğilimi, küresel finans sisteminin geleceği açısından önemli sinyaller veriyor. Altın ve yükselen piyasa para birimlerinin artan rolü, doların hegemonyasının sorgulandığı yeni bir döneme işaret ediyor.