Eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'in 26 Kasım 2024'te yayımlanan Özgürlük: Anılar 1954-2021 adlı kitabı, dünya liderleriyle olan ilişkilerine dair şimdiye kadar bilinmeyen ayrıntıları ortaya koyuyor. Merkel, 16 yıllık başbakanlığı boyunca ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Türkiye gibi ülkelerin liderleriyle yaptığı görüşmelerin perde arkasını ilk kez bu kitapta anlatıyor. Kitap, özellikle Vladimir Putin, Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan ile olan diyaloglarına dair çarpıcı anekdotlar içeriyor. Merkel'in anıları, uluslararası diplomasinin mutfak kısmına ışık tutarken, bir dönemin siyasi atmosferini de gözler önüne seriyor.
Putin ile Müzakerelerde Köpeği Görmek
Merkel, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 2007'de Soçi'de yaptığı görüşmede yaşadığı köpek olayını ayrıntılı biçimde aktarıyor. Putin'in siyah bir labrador olan Koni'yi toplantı odasına getirmesini "güç gösterisi" olarak yorumlayan Merkel, o anlarda köpek korkusunu yenmeye çalıştığını yazıyor. Merkel, Rus liderle sık sık Kırım ve Ukrayna konularında sert tartışmalar yaşadığını, Putin'in "tarih ve coğrafyayı bahane ederek" toprak kazanımını meşrulaştırmaya çalıştığını belirtiyor. 2014 Kırım ilhakı sonrası Merkel, Putin ile diplomatik kanalları açık tutmaya çalıştığını ancak güven ilişkisinin bir daha tesis edilemediğini ifade ediyor.
Trump ile Ticaret ve NATO Gerilimi
ABD Başkanı Donald Trump ile 2017'de Washington'da yaptığı ilk görüşmede Trump'ın el sıkışmayı reddetmesi, Merkel için bir "güç dengesi testi" haline geldi. Merkel, Trump'ın NATO müttefiklerine yönelik "borçlu" söylemini ve Almanya'nın savunma harcamalarını yetersiz bulmasını eleştirdiğini aktarıyor. Merkel, Trump'ın "kendisini tarihi bir figür olarak gördüğünü" ve ikili ticarette dengesizlikleri sürekli gündeme getirdiğini yazıyor. Merkel, Trump'ın AGİT ve iklim anlaşmalarından çekilme kararlarını "batı ittifakı için yıkıcı" olarak nitelendiriyor.
Türkiye ve Erdoğan ile Diyalog
Merkel, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile mülteci krizi sırasında yaptığı pazarlıklara da geniş yer veriyor. 2016'daki mülteci anlaşmasının zorlu müzakerelerini anlatan Merkel, Erdoğan'ın "pragmatik ama çetin bir müzakereci" olduğunu belirtiyor. Merkel, Türkiye'nin AB sürecine dair farklı görüşlerini ve vize serbestisi konusundaki beklentilerini de aktarıyor. Ayrıca, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşanan gerilimi ve Almanya'daki Türk toplumuyla ilgili hassasiyetleri dile getiriyor.
Bir Devrin Perde Arkası
Merkel'in kitabı, sadece liderlerle sınırlı kalmayıp, 2008 küresel finans krizi, Euro krizi, Arap Baharı ve pandemi gibi dönüm noktalarındaki karar alma süreçlerini de içeriyor. Merkel, özellikle Yunanistan krizinde sert kemer sıkma politikalarını savunurken, Avrupa Birliği'nin ortak para politikasını korumak için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Kitap, Merkel'in Doğu Almanya'da büyüyen bir fizikçi olarak başlayan yolculuğunun, dünya sahnesinde nasıl bir devrin kapanışına tanıklık ettiğini gösteriyor. Merkel, "Özgürlük" kavramını hem kişisel hem de siyasi anlamda sorgulayarak, liderlerin aldığı kararların arkasındaki insani ve stratejik hesapları gözler önüne seriyor.
Diplomasinin Mutfağı ve Miras
Merkel'in anıları, uluslararası ilişkilerde kişisel ilişkilerin ne kadar belirleyici olabileceğini bir kez daha kanıtlıyor. Putin'le yaşanan güven bunalımı, Trump'la sergilenen mesafe ve Erdoğan'la kurulan pragmatik diyalog, Merkel döneminde Avrupa'nın üç büyük güçle nasıl başa çıktığını özetliyor. Merkel, emekliliğinde de dünya siyasetini yakından takip ettiğini ve genç liderlere "özgürlük ve sorumluluk" dengesini gözetmelerini tavsiye ettiğini belirtiyor. Kitap, sadece bir siyasetçinin anıları değil, aynı zamanda 21. yüzyılın ilk çeyreğinde küresel güç dengelerinin nasıl değiştiğine dair bir tanıklık olarak okunabilir. Merkel'in görev süresi boyunca yaşananlar, bugünün liderlerine de diplomasinin sabır, kararlılık ve empati gerektirdiğini hatırlatıyor.